2013-2014 9.Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları-Şiirde Gerçeklik ve Anlam,Şiir ve Gelenek,Metin ve Şair,Manzume ve Şiir

Saya 48-49-50-51
4. metin
BİR’LER
5. metin
2a.. İdördüncü metin olarak  verilen “Bir’ler” birer dizelik şiirlerdir. İkinci metin olarak verilen dizeler ise farklı şairlerin şiirlerinden alınmış mısra-ı berceste (seçkin dize)lerdir. Divan şairlerinin çoğu, gelişigüzel şiirler yazmaktansa derin anlamlar içeren tek bir dize söylemeyi sanat yeteneği olarak kabul ederler. Bu dizelerin her birinde bir anlam ve ses bütünlüğü olup olmadığını tartışınız. En küçük şiir biriminin adı nedir? Belirtiniz.
2.a. Divan şiirindeki dizelerin her birinde bir anlam ve ses bütünlüğü vardır. Şiirde yapının en küçük birimi mısradır.
6. metin
GAZEL
7. metin
VATAN MERSİYESİ’nden

8. metin
Mani
b. Gazel, VatanMersiyesi  ve mâni aynı sayıda dizeden mi oluşmuştur? Bu şiirlerdeki dize sayısının farklı oluşunun nedeni ne olabilir?
b. Aynı dize sayısından oluşmaz. Mani dört dizeden oluşur gazel ise kitaptaki şekli ile 4 dize oluşur ama normalde 10 dize ile 30 dize arasında değişir. Bu farklılığı oluşmasında en büyük neden gelenektir. Gelenekte gazel 5-15 beyitten mani ise tek dörtlükten oluşur.
3. a.Şiir birimleri dize, beyit, bent, kıta ve şiir cümleleri olarak gruplandırılıp adlandırılırken hangi özellikler göz önünde bulundurulmuştur? Açıklayınız. Şiir birimlerinin anlam ve ses kaynaşmasıyla bütünleşerek nazmın hangi özelliğini oluşturabileceğini belirtiniz.
3.a. Bu gruplandırmalarda dize sayıları belirleyici olmuştur. İki dize varsa buna beyit dört dize varsa buna kıta denmiştir.
6. metin
KARA SEVDA
b. “Kara Sevda” adlı şiirde kaç şiir cümlesi vardır? Bu şiir cümlelerindeki anlam hangi tema etrafında bütünlenmiştir?Bu şiirin nazım şekli incelenen diğer metinlerden farklı mıdır? Bu farklılığın nedenini tartışınız. Tartışmanız sonucu oluşan ortak görüşü tahtaya yazınız.
b. 9 tan cümleden oluşmuş. Başlıktan anlaşılacağı gibi tema Kara Sevda’dır.  Farklıdır. Nedeni diğerleri gibi dizelerdeki ölçüye dikkate edilmemiş ve serbest nazım şekli ile yazılmıştır.  Aruz ya da hece ile aynı şekil ortaya çıkmazdı. Dizelerdeki hece  ya da ses değerleri eşit olurdu.
7. metin
UZLETTE
c. “Kara Sevda” ve “Uzlette” adlı metinlerde ahenk nasıl sağlanmıştır? Bulunuz. Bu iki metinde kullanılan ahenk unsurları, seçilen kelimeler, anlamı tamamlayan birimler niçin aynı değildir? “Kara Sevda” adlı şiir günümüz şiirlerinden, Uzlette adlı şiir ise Fecriati Topluluğu şiirlerinden bir örnektir. Bu açıklamalardan da yararlanarak şiirlerin  yazıldığı edebî dönemler ve şairlerin sanat anlayışlarının bu farklılıkta ne kadar etkili olduğunu belirtiniz.
c. Kara Sevda serbest nazımla yazılmıştır. Buradaki ahenk unsurları için içses özellikleri, aliterasyon  ve asonanslara önem verilmelidir. Uzlette ise aruz kullanılmış ve buna göre kafiye redif uyak düzeni kullanılarak ahenk sağlanmıştır. Şairler  yaşadıkları dönemde kullanılan yapıları kendi şiirlerine uygularlar.
ç. “Uzlette” adlı metindeki şiirin birimini bulunuz. Bu metnin günümüz diline çevrilmiş hâli mi, orijinal hâli mi daha ahenkli ve anlam yönünden bütünlük içindedir? Görüşlerinizi nedenleriyle belirtiniz.
ç.Nazım birimi baştaki iki bölüm dörtlük diğerleri üç ve tek dize olduğu buna bend demek durumundayız. Tabi şiirin orijinal hali daha ahenklidir.
d. “Gazel”, “Kara Sevda” “uzlette” adlı mtinleri ölçü, kafiye, seçilen kelimeler, şiir birimleri, anlamın hangi temalar etrafınfa bütünleştiği yönlerinden inceleyerek karşılaştırınız. Şiirlerde buduğunuz ortak ve farklı yönleri listeleyerek arkadaşalrınıza sununuz.
d.  Gazelde aruz ölçüsü,  Kara Sevda’da serbest nazım, uzlette aruz ölçüsü kullanılmış.
Gazel: -larla sen redif, -u yarım kafiye  , kafiye düzeni: aa, ba , tema: aşk
              nazım birimi: beyit
Kara Sevda: Belli bir kafiye düzni ve kafiyesi yok.kafiye sayılabilecek sesler var ama bir düzen içinde verilmemiş.  Nazım birimi bent, teması: aşk
Uzlette:    kafiye düzeni: abaa, cdcd, eff,ghh,  laciverdisi, şehvisi, nefesi, muktebesi, redif
    1.bent     Laciverdisi, şehvisi,  
    2.bent    nefesi, muktebesi,  eflatun , meşhun  
     3.bent  -yollar, -uzar
     4.bent    -elmas, ihsas  renkli olan sesler tam kafiyedir.
      Nazım birimi bent, teması: aşk
   Dil, anlatım, nazım birimi  ve ölçü yönünden farklılık var.
Temalar ortak.
Sayfa 69
1.a Örnek metin olarak verilen “Bir’ler”i kendi cümlelerinizle aşağıya yazınız.
a. Renklerin en çok boğanı mavidir.
O uyanmaz diye asla uyumayan okyanustur.
Bulu bir şekle girebilse kendine hiç ağlar mı?
b. sizin yazdığınız cümleler mi yoksa “Birler” mi daha şiirseldir?Tartışınız. Şiirselliği sağlayan ögeler nelerdir?
b. Birler adlı metin daha şiirseldir. Çünkü ölçü kafiye ve bir anlam bütünlüğü var. Şiirselliği sağlayan ögeler ölçü, kafiye, redif, asonans, aliterasyon gibi ögelerdir.
5 “Gazel”i dili, ahenk unsurları ve şiir birimiyle değerlendirdiğinizde hangi dönemin nazım şeklini yansıtıyor diyebilirsiniz? Bu düşüncenizi metinden örnekle açıklayınız.
b. Divan edebiyatı dönemini yansıtıyor. Osmanlıca kelimeler olması, aruz kullanılması, beyitlerle yazılması…
6. “Kara Sevda” adlı şiirde aşk hangi kelimelerle somutlaştırılıp anlatılmıştır? Siz aşkı anlatmak için hangi kelimeleri kullanırdınız?
3. Aşk, sevda ve günah gibi kavramlar somutlaştırılmıştır. Size kalmış bu bölüm….
7 “Kara Sevda” ve “Uzlette” adlı metinlerde kullanılan sıfatları bulunuz. Bu sıfatların şiirlerde niçin kullanıldığını belirtiniz.
7. Kör kuyular, yasemin kokulu günah, lacivert duman … Bunlar şiirde imge yapılmak ve soyut olan kavramları somutlaştırmak için kullanılmıştır.
8. “Uzlette” şiiri ile geleneksel şiir birimimiz olan dörtlükler arasında nazım şekli bakımından bir benzerlik var mıdır? “Uzlette” şiirinin nazım şekli günümüzde kullanılıyor mu? Niçin? Bu nazım şekli sizce şaire mi yoksa şiirin yazıldığı edebî döneme mi özgüdür?
8. Benzerlik yok. Çok kullanılmıyor.  Günümüzde daha  şairler serbest yazmayı deniyorlar. Buradaki nazım  şekli şairin yaşadığı Fecri Ati döneminde  çok kullanılan şekildir.
DEĞERLENDİRME
Sayfa 72
ÇIKMAZ AYLAR
Bahtım, bahtım ne açıksın,
Hele çıkmaz aylar çıksın,
Hele çıkmaz aylar çıksın…
Bahtım, bahtım ne güzelsin,
Hele çıkmaz aylar gelsin,
Hele çıkmaz aylar aylar gelsin…
Bana alaylar getirsin,
Sana saraylar getirsin.
Bahtım, bahtım ne beyazsın,
Güzel ay niye çıkmazsın?..
Ahmet Kutsi TECER
5. Aşağıdaki cümleleri bu konuda öğrendiğiniz bilgilere ve “Çıkmaz Aylar” şiirine göre tamamlayınız.
Şiirin birimi BEND
Şiirde HELE ÇIKMAZ AYLAR ÇIKSIN kelimeleriyle ses kaynaşması oluşturulmuştur.
Şiirde ÖZLEMduygusu hâkimdir.
Şiirin dili SADE
Şiir CUMHURİYET döneminde yazılmış olabilir.
6. Aşağıdakilerden hangisi şiirde yapıyı oluşturan birimlerden değildir?
A. Dize B. Cümle C. Bent D. Beyit E. Kıta
CEVAP: B
7. Şiirin yapısı, şiirin anlamının oluşmasında ne ölçüde etkilidir? Açıklayınız.
3. Şiirde ahenk önemlidir. Ahenk denilen şey de sadece ses ve ritm akışıyla olmaz bunun yanında şiirinde yapısı da önemlidir.
8. Aşağıda verilen bilgilerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
( D ) Şiirde yapı, anlam ve ses kaynaşmasından oluşan birimlerle sağlanır.
( Y ) Bir dizelik şiire beyit denir.
( Y ) Şiirin yapısı anlamını etkilemez.
( D ) Her edebî dönemin kendine özgü şiir yapısı vardır.
9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite:Şiir Dili (Sayfa 54,55,56,57,58,59,60)
5.a. Aşağıdaki paragrafı ve şiirleri okuyunuz. Bu paragraf ve şiirlerde kullanılan dil, birbirinin aynı mıdır?  Tartışınız. Bulduğunuz ortak sonuçları maddeleyerek bir poster oluşturunuz. Bu posteri sınıfınıza asınız.
“Atatürk’ün belli bir sanat anlayışı olduğunu zannetmiyorum. Fakat pek ince ve duygulu bir sanat âşığıydı. Hatta diyebilirim ki bir edebî eseri en iyi, en doğru bir şekilde eleştirmesini bilirdi. Çevresindeki yazarlara ancak bu eleştirmeleri sonunda bir değer verirdi.”
                                                                                                                     Yavuz Bülent BAKİLER
Sana bağlandı gönüller o gün,
Baş kodu yoluna başı olan.
Sana eklendi sevgiler saygılar,
Yüceydin daha da yüceldin o zaman…
Atatürk bir destan oldu koskoca.
                                      Selahattin BATU
16. metin
Seherdi seçemedim
Dünyayı geçemedim
Günül bir top ibrişim
Dolaştı açamadım
17.Metin
KAR
b. Mânide kaç cümle vardır? Bu cümleler kaç dizeye yayılmıştır?
b.3 tane cümle vardır ve anlatılar 4 dizeye yayılmıştır.
c. “Kar” adlı metnin ilk bendini bir cümle olarak aşağıya yazınız. Yazdığınız bu cümlede şiirin duyarlılığı var mıdır? Niçin?
c. Şiiri düzyazıya çevirirseniz şiirde verilmek duyarlılık gider.
ç. Mâni mi “Kar” şiiri mi doğal dile daha yakındır? Neden? Belirlediğiniz metinde doğal dilin imkânlarından nasıl yararlanılmıştır?
ç. Mani,  halk edebiyatıyla ve halk söyleyişine daha yakındır. Doğal dilin olanaklarından faydalanmıştır. Diğer şiirde ise sembolizm ve imge kullanılmıştır.
6.a. “Kar” şiirinde “düşünce ve mavilik” hangi sıfatlarla nitelendirilmiştir? Siz düşünce ve maviliği hangi sıfatla anlatırdınız? Şair niçin sizinle aynı kelimeleri kullanarak şiir yazmamıştır? Her insanın hayali ve düşüncesi neden birbirine benzemez? Açıklayınız.
6.a. Her insan başka bir alem olduğu için kendi dünyasında farklılıklar gösterir. Bizim anlatmış olduğumuz ifadelere bir başkası aynı şekilde değerlendirmeyebilir.
b. “Kar” şiirinde şairin sesini sorduğu, kimdir ya da nedir? Şair, “Kar” şiirinde hayallerini kelimelerle anlatabilmiş midir? Niçin? İnsanın hayal ve düşüncelerinin kelimelerle anlatılması mümkün müdür? Neden? Şairlerin, sınırlı olan anlatım gücüyle sınırsız olan hayal ve düşünceleri anlatırken neye başvurduğunu birinci ve ikinci metinden örneklerle açıklayınız.
b. Şairin sesini sorduğu kişi ya da nesne yoruma açıktır. Anlatabilmiştir.  Bazı insanlar bazen hayallerini ve duygularını anlatacak kelimeler bulamayabilirler. Çünkü bu durum kişinin kendisiyle alakalıdır. Ya kelime hazine yetersizdir ya da hayalleri anlatılamayacak ölçüdedir.
18. Metin
DAĞLAR
7.a. “Dağlar” adlı metnin ilk dörtlüğünde şair, dağların kendisi için önemini anlatırken hangi kelimeleri kullanmıştır?“Dağ” kelimesi şaire niçin “baş, saç, kar, deli rüzgâr” kelimelerini çağrıştırmış olabilir? Düz yazılarda da şiirlerdeki gibi imgeler kullanılabilir mi? “Yâri ellere vermek, yârini eller almak” kelime grubu çok sık kullanılan bir anlatım tarzıdır. Bu tür durumların anlatıldığı kelime ya da kelime gruplarına “imge” denilebilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
7.a. Denilebilir çünkü imge soyut kavramları somutlaştırmak olarak ifade edebiliriz. Bu kelimelerle şair içinde durumu somut hale getirmiş oluyor.
4. metin
NE FAYDA!
7. b“Ne Fayda!” adlı metinde şair sevdiğine nasıl sesleniyor? Ona niçin “gülden ağır söyleyemeyeceğini”  belirtiyor?  “Gülden ağır söylemek” sözünü hangi anlamda kullanmış olabilir? Şair “ciğerpare” ve “gül” kelimeleriyle hangi soyut durumu somutlaştırmaya çalışmaktadır?
7. aCiğerparem diye sesleniyor. Gülden ağır söylemek deyimi de incitmemek anlamında kullanılmıştır. Ciğerpare ve gül kavramlarıyla da sevgisini somutlaştırmış oluyor.
8. a İncelediğiniz dört şiiri yeniden okuyunuz. Bu şiirlerde soyut düşünceyi somutlaştırmak için hangi imgeler kullanılmıştır? Belirleyiniz. Söz sanatlarının imgelerin oluşmasında nasıl bir işlevi olduğunu belirtiniz.
8. a.Bazı imgeler söz sanatlarıyla oluşturulur. Teşbih, mecaz, istiare gibi sanatlarda imge söz konusudur.
5. metin
b. Yukarıdaki beyitte hangi varlıktan işiten bir insan davranışı bekleniyor? Hangi varlıktan intizar etmesi (devamlı gözlemek) isteniyor? İnsan olmayan varlıkların (bu beyitte olduğu gibi) insana ait özelliklerle (duyan, düşünen, hareket eden vb.) anlatıldığı sanata ne ad verilir?
b Gülden insan davranışı bekleniyor. Nergis’in de intizar etmesi bekleniyor. Burdaki söz sanatı da kişileştirme (teşhis) dir.
c. Bakî’nin beytinde, hasreti çekildiği söylenen kim olabilir? Hasreti çeken varlığın adı niçin “gül” olarak adlandırılmıştır? Nergis çiçeğinin mitolojik hikâyesi hakkında neler biliyorsunuz? Beyitteki benzetilen, benzeyen, benzetme yönü ve benzetme edatını bularak aşağıya yazınız.
c. Beyitte sözü edilen sevgilidir. Gül semboldür. Divan edebiyatında gül bülbül mamunu en çok kullanılan mazmunlar(kalıplaşmış ifadeler) arasındadır. Bülbül seven (aşık) gül ise sevilen(sevgili)dir.
2. Nergis dünyaya geldiğinde su perisi olan annesi onu falcıya ömrünün uzun uzun olup olmayacağını öğrenmeye gider. Kendini görmezse ömrü uzun olacak der falcı. Nergis büyür ve herkesi sevdiği biri olur. Ormandayken bir ses duyar  ve seslenir o sese. Kimse yoktur sadece kendi sesi ona yankı yapmaktadır. Zamanlar o sese aşık olur ve belli bir zaman sonra ormanın içindeki bir akarsuda kendini görür ve bu güzelliği hayran kalıp dona kalır ve ondan bir çiçek haline gelir.
Gül acı ve ıstırap çekme yönüyle nergise benzetilmiş.
Benzeyen : gül   benzetilen:  nergis  , Benzetme yönü: İntizar çekme   Benzetme edatı: gibi
c. Beyitte sözü daha etkili bir duruma getirmek için aralarında türlü yönlerle ilgi bulunan iki şeyden, benzerlik bakımından güçsüz durumda olan varlığın adı nedir? Nitelikçe daha üstün olan varlığın adı nedir? Bu sanata ne ad  verilir?
 Benzetme de zayıf olan “Benzeyen” , güçlü olan “Kendisine Benzetilen”dir. Bu iki unsurun olduğu sanata  benzetme (teşbih) adı verilir.
9.a. Sınıfınızda iki gruba ayrılınız. Aşağıda verilen beyitlerle “Dağlar” ve “Ne Fayda” adlı metinleri söz sanatı kullanılması açısından karşılaştırınız. Bu şiirlerin aralarındaki farkı belirleyiniz.
9.a. Kısa olması rağmen Ne Fayda şiirindeki söz sanatları daha yoğundur. Diğer şiirde de var ama o kadar değil.
Ah eylediğim serv-i hırâmânın içindir
Kan ağladığım gonce-i handanın içindir
Fuzulî
(serv- i hırâmân: servi boy, gonce-i handan: gonca gülüş)
Bakî çemende hayli perîşân imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan
Bakî
(rûzgâr: 1. zaman, 2. yel; çemen: çimenlik, mec. dünya; varak: yaprak)
b. “Serv-i hırâmân, gonce-i handan” benzetmeleri bir imge midir? İmge ile söz sanatlarının oluşturulma amacı ortak olabilir mi? Açıklayınız.
b. Evet  buradakiler imgedir. Ortaktır. Anlatılan soyut ifadeleri daha çarpıcı ve somutlaştırmak için kullanılmıştır.
6. metin
GEÇEN DAKİKALARIM
10. a “Geçen Dakikalarım” adlı metinde “dakika” kelimesi sadece bir zaman birimi anlamı mı taşımaktadır? Bu kelimenin çağrıştırdığı kavramlar nelerdir? Bu kelime, şiirde başka hangi anlamları kazanmaktadır? Şiirdeki söyleyiş özelliği ve “nerdesiniz, yerdesiniz”, “dakikalarım, korkarım”; “çaldı, kaldı” kelimelerindeki ses benzerlikleri, şiirin sezdirmek istediği anlama ne ölçüde yardımcı oluyor?
10.a. Hayır sadece dakika olarak kullanılmamıştır.  Yaptığı çağrışımlar; sararmış yaprak olabilir, yaşlanmış bir kişi olabilir. Ses benzerlikleri de anlama elbette katkısı olacaktır.
b “Gün geldi, saat çaldı” dizesindeki gün ve saat hangi anlamlarda kullanılmıştır? Şiirde mecaz anlamın, gerçek anlamın önüne çıkmasının nedenini, konuda verilen diğer metinlerden örneklerle açıklayınız.
b. Gün geldi, saat çaldı hayatın son bulması anlamında kullanılmış olabilir. Şiirde şairin asıl vurgulamak istediği temel anlam değil mecaz anlamdır. Şiirde önemli olan mecazların yoğunluğudur.
11.  “Ne Fayda”        adlı şiiri Baki’den alınan beyit ile şiir dilleri açısından karşılaştırınız. Benzerlikler ve farklılıkları aşağıya yazınız.
    Benzerlikler                 
Söz sanatlarına yer verilmiş, Mecazlı anlatım var.
                                        
Farklılıklar
 Beyitle oluşturulan ğparça daha sanatlı bir analtıma sahip.
Gazelden alınan parçanın dili daha sanatlı ve analm yönünden daha kapalıdır. Düşünceler mazmunlarla ifade edildiği için daha kapalıdır.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME
1. Mânide şair neden yakınmaktadır? Bu metindeki durumu düz yazıyla anlatsaydı aynı kelimeleri kullanabilir  miydi? Neden?
1. Gönlünden şikayetçi. Aynı kelimeler olmazdı. En azından kullandığı benzetme aynı olmayabilirdi.
2. “Kar” adlı metinde nasıl bir doğa manzarası betimleniyor? Şair bu manzara içinde aradığını niçin açıkça söylememiştir?
2. Her tarafta geçenin, maviliğin  ve sesin hakim olduğu tablo çizmiştir. Açıkça söylerse anlam çabucak belirdiği için etkili olmaz.
3. “Dağlar” adlı metinde şair, şehirleri niçin “tuzak” olarak nitelendiriyor? Sizce bu kelime bir imge midir değil midir? Neden?
3. Bu da bir imgedir. Şehirlerin yoğun hayatı insanı köyünden dağlarından uzaklaştırdığı için tuzak ve dolayısıyla şair imge yapmıştır. Bu soyut kavramı da tuzağa benzeterek somutlaştırmıştır.
4. Divan şiirinde kullanılan edebî sanatlar, günümüz şiirlerine yansımış mıdır? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
4. Birçoğu yansımış olsa da yanı imgeler aynı şekilde devam etmeyebilir. Gül- bülbül yansımış ama günümüzdeki şairler artık imgeleri Divan şiirindeki gibi kalıplaşmış  ve genel olanı değil de daha yenilikçi ve özel olanı tercih etmişlerdir.
5. “Ne Fayda!” adlı metinde şair sevdiğini “ciğerparem” kelimesiyle anlatıyor ve ciğerinin parçasına benzetiyor. Siz sevdiğinizi hangi benzetme ile anlatırdınız?
5. Size kalmış sorunun cevabı…
6. Zamanın geçiciliğini anlatan bir imge bulunuz. Bulduğunuz imge diğer arkadaşlarınızın bulduğuyla niçin farklı oldu? Tartışınız. Tartışmanız sonucu oluşan ortak görüşünüzü tahtaya yazınız.
6. Herkesin bulduğu imge elbette ki farklı olacak çünkü her inşan farklı düşünür ve farklı duygulara sahip olmakla birlikte her insanın sanatsal bilgisi, görgüsü aynı değildir.
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdaki cümlelerin tamamlayıcısı olan gerekçeleri noktalı yerlere yazınız.
Şiir dili düz yazı dilinden SANATLI BİR SÖYLEYİŞ olduğu için farklıdır.
İmge sınırlı olan VARLIKLARLA sınırsız olan HAYALLER için doğmuştur.
Söz sanatı ile imge DAHA SINIRLI olduğu için birbirinden farklı anlatım biçimidir.
Şiir dilinde KELİMELER için çağrışımı önemlidir.
İmge soyut OLAN VARLIĞI SOMUTLAŞTIRMAK için oluşmuştur.
Şiir anlam için değil AHENK için yazılır.
2. Şiirde imge nasıl sağlanır?
2. Şiirde imge söz sanatlarıyla , mecazlarla ve somutlaştırma gibi özelliklerle sağlanır.
3. Aşağıdakilerden hangisi şiir dili incelenirken aranılacak özellik değildir?
A. Yan anlam
B. Yapı özelliği
C. Söz sanatları
D. İmge
E. Mecaz anlam
CEVAP:B
4. Aşağıdaki şiirde anlam ve ses kaynaşması nasıl sağlanmıştır?
4. Kelime aralarında s sesinin aşağı yazılması ile  hem ses hem de görüntü sağlanmaya çalışılarak anlam pekiştirilmeye çalışılmıştır.
Edebiyat Öğretmeni Günlük – Paylaşım Platformu
Çeşitli konularda düşüncelerinizi dile getirin. Öykü, deneme makale, şiir gönderin sizin adınızla yayımlansın. Edebiyat dersleriyle ilgili konu anlatımıı, soru, test, yazılı vb. dokümanlarınızı paylaşın.
9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite:Şiirde Gerçeklik ve Anlam (Sayfa 63,64,65,66)
d. Şiirde Gerçeklik ve Anlam
HAZIRLIK
1. Aşağıdaki dizelerde şairler hangi kelimeleri gerçek anlamlarından uzak olarak kullanmıştır? Bu kelimeler, şiirlerde hangi anlam değerini kazanmıştır? Belirtiniz.
Gece sanki dağlarla çevrilmiş bir uçurum
Sessizlik duman gibi sarmış karanlıkları
Odamda yapayalnız boşluğu dinliyorum
Karanlık damla damla erirken karşı camda
Yine mi yalnızım, ey Allah’ım ben bu akşam?
Gölgemle yapayalnız yine bu boş odamda.
Haşim Nezihi OKAY
Atıyor sızıların, çıplak duvarda nabzı,
Çivi yaralarında, çivi yaralarında.
Kulak verin ki zaman, tahtayı kemiriyor,
Tavan aralarında, tavan aralarında.
Necip Fazıl KISAKÜREK
1. Karanlık muma benzetilmiş, gece uçuruma benzetilmiş, sessizlik dumana benzetilmiş. Benzetme yapılarak gerçek anlamından uzaklaşmıştır.
2. Şiir, gerçek hayattan uzak duyguların ifadesi midir? Tartışınız. Tartışma sonucunda vardığınız sonuçları sıralayınız.
2. Bazı şiirler vardır ki tamamen gerçek hayattan uzak duyguların ifadesi olarak karşımıza çıksa çoğunlukla şiirlerin karşılığı günümüzde değer bulmaktadır.
3. Yukarıdaki sanat ürünlerinden hangisi gerçeğine daha yakındır? Görüşünüzü nedenleriyle açıklayınız.
3. Birinci resim gerçektir. Diğeri sadece gerçeğin yansımasıdır.
İNCELEME
1. metin
VEDA
17.a Yukarıdaki şiirin, ilk dörtlüğünde kullanılan “sen, öksüz, veda, türlü” kelimelerini dizelerden çıkarırsanız dizelerin anlamında nasıl bir değişme olur? Yine bu dörtlükten son dizeyi çıkarırsanız dörtlüğün vermek istediği anlama ulaşılabilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle birlikte açıklayınız.
1. Anlamında değişme olur. Aynı anlama ulaşamayız çünkü metindeki temayı veren bu kelimelerdir. Anlam bütünlüğü dağılır.
2. metin
SES
2. Ağrı, leke, yüz, hengâme, şen kelimelerinin anlamlarına sözlüğünüzden bakınız. Bu kelimelerin “Ses” şiirinde hangi anlamlarda kullanıldığını belirleyiniz. Şiirlerde kelimelerin niçin yeni anlamlar kazandığını “Ses” şiirinden örneklerle açıklayınız.
2. Ağrı: acı anlamında kullanılmamıştır. Heyecan anlamında kullanılmıştır. Leke de aynı şekilde sözcükteki anlamıyla kullanılmamıştır. Şiirler sanatsal metinler olduğu için kelimeler kendi gerçek anlamıyla kullanılmaz. Şiirler yan anlam ve mecazlar bakımından zengindir.
3. Sınıfınızda iki grup oluşturunuz. Gruplarınızla “Veda” ve “Ses” adlı metinleri şiir gerçekliği yönünden inceleyiniz. Şiir gerçekliği incelenirken gerçekliğin kişinin yorumuna göre ya da somut olanın soyut algılamaya göre değiştiğine dikkat ediniz. Şiirlerde bulduğunuz gerçekliğin özelliklerini grup sözcüsü aracılığıyla sınıfa açıklayınız. Gruplar şiirlerde aynı gerçeklik özelliklerini mi buldular? Tespit ediniz.
3. İki şiirde gerçeklik açısından aynıdır. Yani gerçek anlamlı kelimelerin kullanıldığı bir şiir değildir. Daha çok mecaz, yan  anlamları yoğun olduğu sanatlı birer şiirdir. Şiirlerde gerçeklik her zaman olduğu gibi ele alınmaz. Didaktik şiirlerin dışındaki şiirler gerçeklikten uzaktır.
4. “Ses” şiirinde şair akşamı, lekesiz, saf, iyi bir yüze benzetmektedir. Akşamın bir yüz olarak nitelendirilmesi şiir gerçekliğine hangi yönlerden uymaktadır?
4. Kurmaca gerçekliğe uyar. Şair burada benzetme yapmıştır.
3. metin
5. Yukarıdaki şiirde “dünyada doğru dost olmadığı” tezi savunuluyor. “Veda” adlı şiirin son dörtlüğünde ise “yolunu kaybeden insanların imdat çağırmak için ateş yaktıkları, sevgilisini kaybeden gözlerin de o ateş gibi parladığı” söyleniyor. Bu iki şiirden hangisi günlük hayattaki gerçekliğe daha yakındır? Neden?
5. 3. metin daha geçekliğe yakındır. Çünkü diğer metin daha soyut olan bir kavramı anlatmaktadır ve hayat dışında fantastik algıyı anlatmaktadır. 3. metindeki algı ise her zaman insanların başına gelen bir durum olduğu için yaşanabilir  bir niteliktedir.
6. “Ses” şiirinde metinde betimlenen tabiat manzarası gerçek midir? Siz bu şiiri okuduğunuzda gözünüzde nasıl bir Boğaz manzarası canlandı? Anlatınız. Sizin anlattıklarınızla şiirdeki duygunun, sezginin, tasarımın ve izlenimin anlatımı niçin birbirinin aynı değildir? Açıklayınız.
6. Gerçek değil. Şairler dış dünyada algıladıkları dünyayı kendi içinde ve kendi kelimeler somutlaştırarak anlatırlar. Burada önemli olan şairin tecrübeleri, betimlemeleri ve bu betimlemeleri yaparken kullandığı kelimeler.
4. metin
10. Hayatın tüm gerçekleri şiire hangi ölçüde yansıtılmalıdır? Tartışınız? Tartışmanız sonucunda vardığınız kararı tahtaya yazınız.
10. Belki de sadece didaktik şiirlerde anlatılsa da oradaki metinlerde illa ki mecazlara, ya anlamlara gidebilir.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME
1. Örnek metinlerin sizde uyandırdığı duyguları aşağıya yazınız.
1.
1. metin : Hüzün ve sevda
2. metin :Boğazın güzelliği
3. metin  ünyada dost bulmanın zorluğu
4. metin : Sevgiliye duyulan his
2. Örnek metinleri aşağıdaki tabloya göre karşılaştırınız.
 Aranan Özellik
1. metin
2. metin
3. metin
4. metin
Şiirin Teması
Şiirdeki Temanın Hangi Yönden Ele Alındığı
Şiirden Çıkarılan Anlam
Şiirdeki Gerçek Olaylar / Durumlar ve Bu Olay ile Durumların Günümüzde-ki Gerçekliğe Yakınlığı
Şiirdeki Hayalî Olaylar ve Durumlar ile Şiir Gerçekliğinin Şair Tarafından Nasıl Yorumlandığı
DEĞERLENDİRME:
1. Aşağıdaki cümleleri konudan edindiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
Şiirlerde KELİMELER gerçek anlamlarından farklı anlamlar kazanabilir.
Şiirde gerçeklik TEMA algılayışla sınırlı değildir.
Şiirde gerçeklik verilirken şair tarafından DEĞİŞTİRİLİR ve DÖNÜŞTÜRÜLÜR
Şiir gerçekliğinde ANLAMLAR, DÜŞÜNCEve izlenim önemlidir.
Şiirdeki gerçeklik şiire ÖNEM KATAR.
2. Şiir gerçekliğini yorumlarken aşağıdakilerden hangisi önemli değildir?
A. Okuyucunun şaire olan sempatisi
B. Şairin gerçek hayatı nasıl yorumlayıp verdiği
C. Okuyucunun şiirden ne anladığı
D. Şiirdeki dizelerin anlamının bulunması
E. Her dönemin kendine özgü şiir gerçekliği olduğu
CEVAP:A
4. Farklı dönemlere ait şiirlerin gerçekliği birbirlerine benzeyebilir mi? Neden?
4. Benzemez çünkü her dönemi gerçekliği  ya da hayatı diğerinde farklıdır. Şair de var olan dış gerçekliği kendi içinde anlattığı için zamanlar değişince gerçeklikte  değişir.
9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite:Şiir ve Gelenek (Sayfa 67,68,69,70)
f. Şiir ve Gelenek
HAZIRLIK
1. Fotoğrafta kültürümüzü yansıtan hangi ürünleri görüyorsunuz? Kültür hangi unsurların bir araya gelmesiyle oluşur?
1. Birinci resim oya, mendil işlemesi, ikinci resim  çanta dokumacılığı, üçüncü resim kilim dokumacılığı, dördüncü resim yayık var. Kültür geçmişten günümüze kadar biriken  bilgi, gelenekle oluşur. Ataların bir sonraki kuşağa aktardığı unsurlara denir.
2. Aşağıya alınan şiirlerde hangi özellikler ortaktır?
2. Üçünün teması ortak :Ölümdür.
3. Hazırlıkta verilen örnek metinlerden hangisinin dili sadedir? Bu metinleri tarihsel süreç içinde düşündüğünüzde hangisi ilk önce yazılmış olabilir? Niçin böyle düşündünüz?
3. İkinci metnin dili daha sadedir. Bu metinleri tarihsel süreç içinde değerlendirirsek birinci metin daha önce yazılmıştır.  Birinci metin içinde öz Türkçe kelimeler çok fazla ve bize göre anlaşılması sıkıntılı oluyor. Diğerlerindeki yabancı kelimelerin yanında kullanılan kelimeler az da olsa metin hakkında bilgi veriyor.
Sayfa- 63,64
30. metin
31.   metin
32.    metin
33.    metin
34.    metin
35.    metin
21.a.  Bu bölümde inceleyeceğiniz metinler özellikle yüzyılları belirtilerek arka arkaya verilmiştir. Araştırma çalışmasından da edindiğiniz bilgilere göre seçilen bu şiirlerin, Türk şiir geleneği içinde hangi gruba dâhil edilebileceğini nedenleriyle belirtiniz.
21.a
30.  metin: Eski Türk Edebiyatına (Destan dönemi ) aittir. İçinde Öz Türkçe kelimeler var ve diğerlerine göre anlaşılması daha zordur.
31.    metin: Halk şiiri geleneğidir. Halk söyleyişleri  var , dörtlüklerle ve  heceyle yazılmıştır.
32.    metin: Yine halk şiiri geleneğidir. Halk söyleyişleri  var , dörtlüklerle ve  heceyle yazılmıştır.
33.    metin: Divan Edebiyatı geleneğidir. Aruzla yazılmış ve Osmanlıca kelimeler fazladır.
34.    metin: Halk şiir geleneği hakimdir.
35.    metin: Modern edebiyat içinde yazılmış olsa yazarı halk geleneğinden beslenmiştir.
b. İncelediğiniz metinlerin yapısını oluşturan birimleri, ahenk unsurlarını ve temasını bulunuz. Bu yapı, ahenk unsurları ve temaların ilk olarak hangi yüzyılda ortaya çıktığını söyleyebilir misiniz? Türk şiir geleneği içerisinde, geleneği oluşturan ve yaşatan şairlerin yüzyıllarca niçin birbirlerini etkilediklerini belirtiniz. Türk şiirinin tarihî gelişimi hakkında yaptığınız araştırma çalışmasından edindiğiniz bilgileri de kullanarak Türk dilinin şiir geleneğini oluşturan unsurları metinlerden örneklerle gösteriniz.
b.  Türk şiirinin ahenk unsurları Orta Asya’da tarihin bilinmeyen karanlık devirlerinden itibaren sözlü olarak ortaya çıkmıştır. Şairler içinde bulundukları şairlerden  ya da daha öncekilerin yazdıklarından ister istemez etkilenirler. Türk şiirinden  4 gelenek göze çarpmaktadır:
1. Destan geleneği: Eski Türk edebiyatı olarak  bilinir. Sözlü kültür vardır. Anonimdir. Konuları yiğitlik , doğa ve sevda gibi konulardır.
2. Halk Edebiyatı geleneği: Destan dönemi edebiyatının İslamiyet’ten sonraki şeklidir. İçinde İslamiyet vardır. Anonim, tekke ve aşık olmak üzere üç koldan ilerler.
3. Divan Edebiyatı geleneği: 13. Yüzyıldan itibaren oluşan ve İran ve Arap etkisi görülen edebiyattır. Dili Arapça,Farsça ve Türkçe karışıktır. Kalıplaşmış şekilleri olan ağır ve ağdalı bir dili olan ama kesinlikle sistemli bir edebiyat geleneğidir. 13-19 yüzyıl arasında devam eder. Osmanlı izleri vardır.
4. Modern Edebiyat geleneği: Tanzimat’la birlikte Batı’yı tanıyanların Fransa’dan getirmeye çalıştığı edebiyattır ki şekil ve ahenk unsurları bakımından değişim kendini gösterir. Serbest nazım daha çok kullanılmıştır.
c. İlk metnin şairi niçin doğa ile ilgili kelimeleri, Karacaoğlan güzelliği metheden kelimeleri, Levni dinle ilgili kelimeleri ve temaları kullanmışlardır? Şiirlerin söylendiği / yazıldığı sosyal ve kültürel ortam şiirlere hangi farklı söyleyiş özelliklerini kazandırmıştır? Açıklayınız.
c. Şairlerin yaşadıkları sosyal çevre şairin üzerinde etkili olmuştur. Mesela Levni’nin yetiştiği ortam medrese kültürü hakimdir ve ister istemez bu da şiirlerine yansımıştır. Karacaoğlan da medrese görmemiş halk aşığıdır ondan beklenilen şey sevgilinin güzelliği anlatmaktır.
22. Bir İngiliz, Fransız, Iraklı, Kenyalı vb. Türk dilinin şiir geleneğiyle şiir yazar mı? Tartışınız. Tartışmanız sonucunda ortaya çıkan görüşü tahtaya yazınız.
22. Yazar mı yazar ama bunun üzerinde çok çalışma yapmış olması lazım. Unutmayalım ki Orhun Abideleri üzerinde de ilk çalışmaları yabancı Türkologlar yapmıştır.
23. İncelediğiniz metinler altı yüzyılın sanat anlayışını yansıtan eserlerdir. Türk halk şiiri hakkında yaptığınız araştırmadan edindiğiniz bilgileri de kullanarak incelediğiniz metinler, Türk halk şiirinin hangi nazım biçim ve türleriyle oluşturulmuş olabilirler? Düşüncelerinizi belirtiniz.
23. Koşuk , Koşma, güzelleme gibi tür ve şekillerle yazmışlardır.
SAYFA 69 -70-71
ANALAM – YORUMLAMA
24. Şairi bilinmeyen dörtlüğün teması ve şiir yapısı günümüz şiirlerinde hâlâ kullanılıyor mu? Bu şiirdeki dilin günümüze kadar gelememesinin sebebi neler olabilir?
24. Teması da yapısı da halen kullanılıyor fakat dilinin üzerinden yüzyıllar geçtiği ve dilin sürekli gelişim gösterdiği için günümüze gelememiştir. Dildeki birçok kelime doğar, kullanımı yaygınlaşır ve zamanla unutulur. Buna en güzel örnek bu şiirdir.
25. Karacaoğlan’ın şiirinden, yaşadığı devrin sosyal yaşantısı hakkında bilgi edindiniz mi? Bu durumu nasıl açıklarsınız?
25. Çok fazla bilgi vermez. Çünkü şair daha sevda üzerine şiirler yazdığı için sosyal yaşama değinmemiştir.
26  Âşık’In şiirinden “ab-ı revân, figân, haram”; Seyranî’nin şiirinde “Hak, asâ, pîr, muhabbet” kelimelerinin kullanılmasının nedenlerini tartışınız. Edebî dilin yüzyıllara göre değişimini şiirlerden örneklerle açıklayınız. Bu durumu şiir geleneği için nasıl yorumluyorsunuz? Düşüncelerinizi belirtiniz.
26. Bu kelimeler edebi dili zaman içerisinde girmiş ve çok beğenildiği için kullanılmaya devam edegelmiştir. Mesela ceylan, ahu, maral, gazal  kelimelerinin dördü de aynı  olmasına rağmen bunların şiirde kullanılması farklılık gösterir. Divan edebiyatında maral, ahu ve gazal kelimeleri kullanılırken Halk Edebiyatında ceylan kelimesi kullanılır. Bunda da en büyük etken geleneğin hakim olmasıdır.
27. Dörtlük, hece ölçüsü, yarım ya da tam uyak, sade bir dil halk şiirimizin temelini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar günümüz şiirinde hâlâ mevcut mudur? Tartışınız. Tartışma sonucunda vardığınız kararı sınıf tahtasına yazınız.
27. Halen etkindir. Günümüzde de uyaklı ve kafiyeli şiirler yazanlar vardır. Abdurrahim Karakoç gibi …
DEĞERLENDİRME SAYFA 74
27 . Aşağıdakilerden hangisi şiir geleneğiyle ilişkilidir?
A. Şairin dünya görüşünü şiirine yansıtması
B. Şairin beyitlerle yazmayı tercih etmesi
C. Şairin “Herkesle dost yaşamalıyız.” temasını vermeye çalışması
D. Şairin, kendinden önce yazılan şiirlerin yapısını şiirinde kullanması
E. Şairin yabancı kökenli kelimelerle yazıyor olması
CEVAP: D
28. Aşağıdaki cümlelerden hangisi şiir geleneği açısından incelendiğinde yanlıştır?
A. Her şiirde geçmişten izler vardır.
B. Her dilin kendine ait bir şiir geleneği vardır.
C. Şiir geleneğine bağlı olarak şiir yazmaya çalışmak sanatsal söyleyişi engeller.
D. Şairin yetiştiği kültürel ortam şiire farklı bir söyleyiş kazandırabilir.
E. Şiir incelenirken farklı şiir geleneklerinin varlığı unutulmamalıdır.
CEVAP: C
29. Farklı şiir gelenekleri niçin oluşmuştur?
29 İçinde yetiştikleri sosyal ve onların kullandığı dil farklılaştıkça gelenek farklılaşır. Mesela Destan geleneğinde Şamanizm’i benimseyen Türkler zamanla Müslüman olunca sosyal, dini hayat değişmiş ve ortaya yeni bir gelenek olan Halk Şiiri Geleneği çıkmıştır.
30. Aşağıdaki cümleleri bu konuda öğrendiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
Şairin yetiştiği SOSYAL ve kültürel HAYAT şiirine farklı söyleyiş kazandırır.
Türk dili, Türk şiir GELENEĞİNİ oluşturmuştur.
                         9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite:Metin ve Şair (Sayfa 67,68,69)
1. Sınıfınıza getirdiğiniz şiirleri okuyunuz. Sınıfta okunan şiirlerin hangi şairlere ait olabileceğini birbirinize sorunuz. herkes aynı kişiyi mi tahmin etti? Niçin böyle cevaplar verildiğini tartışınız. Vardığınız sonuçları sınıf tahtasına yazınız.
1. Hayır, herkes aynı cevabı veremez. Çünkü bir şiirin kime ait olduğunu bilmek için o şair ve şiir anlayışı hakkında bilgi sahibi olmak gerekir. Bu yüzden herkes farklı cevapalr verir.
2. Yaptığınız araştırmadan yararlanarak Orhan Veli’nin Türk şiirinde nasıl bir çığır açtığını açıklayınız.
2. Orhan Veli edebiyatımızda Garip akımını başlatan üç şairden biridir. Edebiyatımızda klasik şiir anlayışını yıkmışlardır. Sanatlı, redif, kafiyeli şiirin yerinde serbest nazımla yazılan şiiri tercih etmiştir. O zamana kadar bunlar bir şiirde olmazsa olmazlar iken Garipçiler bunların hepsini yıkmışlardır ve şiiri halkın gündemine getirmişlerdir. Basit, sıradan halkı şiirlerine konu edinmişlerdir. Şiirlerinde gündelik hayattan karelere yer vermişler, şiirini konusunu sıradanlaştırmışlar ve her şey şiirin konusu olabilir tezni savunmuşlardır.
İNCELEME
40. metin
BEN ORHAN VELİ
41. metin
MACERA
26.aOrhan Veli’nin kendi hayat hikâyesini konu edindiği “Ben Orhan Veli” adlı şiirinden yola çıkarak hayalinizde canlanan kişiyi betimleyiniz.
a.  Herkes gibi sıradanlık bir yaratılışa sahip ama biraz esprili ve mizahi yönü güçlü olan biri. Malda mülkte gözü olmadığını belirtiyor. Çeşitli yiyecekleri sevip sevmediğinden bahsediyor. Yani herkes gibi sıradan biri. Hayatı sıradan yaşamayı seven, yaşama arzusu yüksek biri.
b. “Macera” adlı şiirden Orhan Veli’nin hayatı hakkında çıkarımlarda bulununuz.
b. Her şeyi yaşayarak öğrenen ve küçüklüğünden beri hayatın içinde koşturan ve tecrübelerini hayatla mücadele ederek sağlayan biri.
c. İncelediğiniz şiirleri aşağıdaki özelliklere göre karşılaştırarak verilen özelliklerin hangi şiire ait olduğunu işaretleyiniz.
c.
        Özellikler                                                                Macera                              Ben Orhan Veli
• Şair eserinin adını belirtmiş.                                                                                             XX
• Herkes gibi sıradan biri olduğunu belirtmiş.                                                                 XX
• Geçim sıkıntısından bahsetmiş.                                  XX
• Çocukluk günlerinden bahsetmiş.                              XX
• Sevdiği yiyeceklerden bahsetmiş.                                                                                    XX
• Arkadaşlarının adını belirtmiş.                                                                                          XX
• Şiir yazdığını belirtmiş.                                                                                                       XX
• Yaşamından bahsetmiş.                                                XX                                                 XX
ç. Tabloda işaretlediğiniz özellikler şairin diğer şiirlerinde de yer alabilir mi? Düşüncelerinizi nedenlerini belirterek yazınız.
ç. Alabilir, çünkü şairler yaşamıyla ilgili özellikleri eserlerine aktarmaktan çekinmezler. Her şiirde şairin d. “Macera” şiirinde şair, hayatının hangi dönemlerinden söz etmektedir?
d. Çocukluk ve gençlik dönemlerinden bahsetmektedir.
e. Şair, evreni keşfini şiirdeki hangi sözleriyle dile getirmiştir?
e. “Denizi, insanları, gökyüzünü gördüm” mısra sonlarındaki hayatıyla ilgili keşiflerini yaşayarak bulduğunu belirtmiştir.
f. Şairin, şiirin sonunda yakındığı nedir?
f. Hayat şartlerının zorluğundan , geçim sıkıntısından şikayetçi.
g. Orhan Veli hakkında yaptığınız araştırmadan edindiğiniz bilgileri de kullanarak “Ben Orhan Veli” ve “Macera” adlı şiirlerde şairin hangi kişilik özelliklerinin bulunduğunu aşağıya yazınız.
g. Geçim sıkıntısı olan, Melih Cevdet ve Oktay Rifat ile arkadaş olan, şiirler yazan, mizahi bir kişiliğe sahip ve bu özelliğini de şiirlerine yansıtan biridir. Bunları da hayatından ve şiirlerinden bulabiliriz.
ğ. Orhan Veli deniz sevgisini “Macera” adlı şiirine yansıtabilmiş midir? Açıklayınız.
ğ. Evet yansıtmıştır.
h. “Macera” şiirinden yola çıkarak Orhan Veli’nin şiir anlayışı hakkında bilgi veriniz.
h. Orhan Veli edebiyatımızda Garip akımını başlatan üç şairden biridir. Edebiyatımızda klasik şiir anlayışını yıkmışlardır. Sanatlı, redif, kafiyeli şiirin yerinde serbest nazımla yazılan şiiri tercih etmiştir. O zamana kadar bunlar bir şiirde olmazsa olmazlar iken Garipçiler bunların hepsini yıkmışlardır ve şiiri halkın gündemine getirmişlerdir. Basit, sıradan halkı şiirlerine konu edinmişlerdir. Şiirlerinde gündelik hayattan karelere yer vermişler, şiirini konusunu sıradanlaştırmışlar ve her şey şiirin konusu olabilir tezni savunmuşlardır.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME sayfa 71
31. Siz çevrenizdeki olayları, olguları vb. anlatmak için Orhan Veli’nin kullandığı kelimelere mi başvururdunuz?
31. Yazdığım metne göre değişir. Sanatlı bir metin yazılıyorsa ister istemez mecazlara ve söz sanatlarına başvurulması gerekiyor.
32. Şair, “Büyüdüm, işsiz kaldım, aç kaldım; / Para kazanmak gerekti; / Girdim insanların içine, / insanları gördüm.” dizelerinde hayatın hangi gerçekliğini şiirine yansıtıyor?
32. Yaşamda her şeyin zor oluğu ve bazı şeylerin tecrübe edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
33. Sizce Orhan Veli kendi deyimiyle “zavallı bir şair” midir? Duygularını böylesine sade sözlerle ifade eden bir şairin sanat yeteneği hakkında neler söyleyebilirsiniz?
33. Sade bir duyguyu bu kadar sade kelimelerle söyleyip etkili olmak elbette önemli bir sanatçının yapabileceği özelliklerdir.
34. “Ben Orhan Veli” şiirinde anlam bütünlüğü hangi şiir birimleriyle sağlanmıştır? Şiirde anlamı oluşturmak için belli bir şiir birimi gerekli midir? Niçin?
34. Şair anlamı şiirin bütününe yaymıştır. Elbette ki belli bir bilgi birikimi gerekir. Orhan Veli, kendisinden önceki gibi yazılan şiiri yazamadığı için değil edebiyata yeni bir anlayış getirmek gerektiğini düşünür.
DEĞERLENDİRME
1. Aşağıdakilerden hangisi metin ve şair arasında ilişki kurmak için ipucu olur?
A. Şairin doğayı sevmesi
B. Şairin şiir dışında da eserler yazmış olması
C. Şairin belli bir sanat anlayışına bağlı olması
D. Şairin evli olması
E. Şairin İstanbul’da yaşamış olması
CEVAP: C
2. Aşağıda verilen bilgilerden doğru olanların başına “D”, yanlış olanların başına “Y” yazınız.
( Y ) Şairin hayat hikâyesi ile metni arasında mutlaka bir ilişki vardır.
( D ) Şair, yetiştiği toplumun kültürel özelliklerini eserine aktarır.
( Y ) Şair, kendinden sonra yetişen şairlere örnek olamaz.
( Y ) Şair, toplumsal düşüncelerden soyutlanarak eser verir.
( D ) Şair, ortak temalara farklı yorumlar getirir.
3. Bir şiirin kimin tarafından yazıldığını anlamak için hangi yöntemleri kullanırsınız? Aşağıya yazınız.
3.Kullandığı imgelere, üslubuna, yazıldığı döneme, temasına, konusuna, hangi akımın etkisiyle yazıldığına….
4. Her şair, şiirinde kendi hayat hikâyesini mi işler? Niçin?
4. Şiir bir duygu işidi. Dolayısıyla şair kendini duygusal yönden etkileyen olayları şiirine konu edinir. Her şair kendi hayatıyla ilgili bilgileri eserlerine verir. Fakat yukarıdaki metinler de olduğu gibi de açık açık hayatıyla ilgili bilgi verme zorunluluğu da yoktur, sadece sezdirir.
5. Şairlerin yetiştiği ortam şiirlerine nasıl yansır?
5. Şairleri içinde yetiştiği ortam şekillendirir. Bunlar şiirin duygu yönüne etki eder. Her şair yetiştiği ortamın etkisinde kalır.
9.Sınıf Edebiyat Kitabı Cevapları 2.Ünite:Manzume ve Şiir (Sayfa 80,81 82,83-84-85-86-87-88)
2.Manzume ve Şiir
HAZIRLIK
1. Yukarıdaki fotoğraflarda neler görüyorsunuz? Anlatınız.
1.Resimlerden birinde örgü ören köylü kadınlar diğerinde ise ormanlık bir yer ve küçük bir şelale var.
2. Sınıfınıza getirdiğiniz manzume ve şiiri arkadaşlarınıza okuyunuz. Okuduğunuz metinlerin birbirinden ne yönlerden farklı olduğunu belirleyiniz.
2. Manzumede olay örgüsü vardır. Olay örgüsü, yer, zaman, mekandan oluşur. Şiirde olay örgüsü yoktur. Manzume düz yazı çevrilebilir ama şiir çevrilemez.
3. Aşağıdaki metinleri okuyunuz. Hangi metinde hikâyeye benzeyen bir anlatım vardır? Belirtiniz.
EVİM
Dedemden yadigâr olan bu evi
Kışın fırtınası, yazın alevi
Daha ben doğmadan ihtiyarlatmış.
Fikrim bir hülyaya bazen dalar da
Düşünür, derim ki: “Bu odalarda
Kim bilir kaç kişi oturmuş, yatmış.”
Şimdi bir ben varım, bir de annem var,
Benim ömrüm onun, onunki benim.
Zaten ondan başka dünyada nem var?
Senelerden beri, akşam oldu mu,
Donuk gözleriyle ıssız yolumu
Ondan başka yok ki bir bekleyenim.
Yusuf Ziya ORTAÇ
DÖRTLEME
Gurur
Sevdiceğim, gerçeğimsin, yoğumsun, varımsın,
Hırçın denizimsin, köpüklü dalgalarımsın.
Bir esrik rüzgâr esiyor göz bebeklerinde
Dört mevsim boyuncasın, tekmil ilkbaharımsın.
Fevzi HALICI
3. Evim şiirinin hikayeye benzeyen tarafları vardır.
İNCELEME
1. metin
NERGİS İLE YANKI
Nergis dünyaya geldiğinde
Su perisi olan anası
Ona baktı da uzun uzun
Ya bu dünya güzeli çocuk
Göze gelirse diye meraklandı,
Dar attı kendini falcının yanına,
“Oğlumun ömrü uzun mu falcı baba?”
Falcı mavi saçlı periye dedi ki,
“Evet, ama hiç görmezse kendini..”
Delikanlı Nergis on altısında,
Sevgilisiydi herkesin.
Ama hiçbiri bu talihsizlerin
Sokulamamıştı yanına,
Çünkü döndüğünü bilmiyordu dünya,
Büyümez gibi büyüyordu bervak otu,
Kunduz bilmeden acıkıyordu,
Görmeden bakıyordu geyik.
Güzelliðini bilmeyen güzellik,
Issızdı görkemi içinde,
Nergis büyüsü içinde donuk donuktu.
Hani öğle saati amfitrit
Sallanarak derin sularda
…………
2. metin
DOĞUNUN SEVDALARI
sevda derinlerdedir, oysa Ferhat
üstünü kazmada dağın
kalbimin, yani o yağmur
ve acıdan ocağın
madenini, laciverdi ve mahmur
bir ağrıyla delmede
şirin
ve en asılmaz, en derin
bir şiirin yurt edindiği
billur bir köşke girmede
Leyla
ve mecnuncun, yani o çölden
ve ağıttan otağın
önünde, bir adak gibi
ölüme diz çöktürmede
Leyla
ve yakut, şafak ve irin
ile emzirdiği bir gözün
boynunu vurmada
şirin
sevda derinlerdedir, oysa Ferhat
üstünü kazmada dağın
1.Sınıfınızda iki gruba ayrılınız. Okuduğunuz birinci ve ikinci metni aşağıdaki yönergelere göre inceleyiniz. İnceleme sonucunda grup görüşlerini sözcünüz aracılığıyla tahtaya yazınız.
a. Metinlerin hangisinde anlatılanlar düz yazı olarak anlatılabilir? Neden?
a. NERGİS İLE YANKI çevrilebilir. Olay örgüsü var ve çevrildiğinde anlam bozulmaz.
b. Metinlerde ahenk unsurlarında olan akrostiş, aliterasyon, asonans, kafiye, iç kafiye kullanılmış mıdır? Belirtiniz.
b. Her ikisinde de kullanılmıştır. Zaten manzume ile şiirin ortak tarafları her ikisinde ahenk unsurları vardır. İkinci şiide kafiye daha belirgindir.
c. Metinlerde ölçü kullanılmış mıdır? Belirtiniz.
c.Hayır,  belirli bir ölçü yoktur. Bu tür şiirlere Serbest nazım denir.
ç. Metinlerde yapı nasıl oluşturulmuştur?
ç. Dizelerle oluşturulmuş ve serbest yazılmıştır. Belirli bir dize kümesi yoktur. Yani nazım birimi mısra  belli değil.
d. Metinlerin hangisinde anlam daha açık, hangisinde sezgi ve imgeye dayandırılmıştır?
d. Nergis İle Yankı’da anlam daha açıktır. Olya dayalı bir anlatım vardır, diğeri ise sezgiyeve  imgeye dayandırılmıştır.
e. Metinlerde kullanılan kavramlar nelerdir? Bu kavramlar nerelerde, nasıl kullanılmıştır? Hangi metinde gerçek anlamlı kavramlara daha çok yer verilmiştir?
e. NERGİS İLE YANKI şiirinde; kunduz, bervak otu, geyik, nergis, peri, şahin, falcı , papağan, kurt… sözcükleri . DOĞUNUN SEVDALARI, Ferhat, Leyla, Şirin, Mecnun, çöl, dağ, yağmur…
 bu kavramalr varlıkları belirtmek  için kullanılmıştır. NERGİS İLE YANKI şiirinde gerçek anlamlı kelimeler daha fazladır.
f. Metinlerin hangisindeki gerçeklik yaşanan gerçekliğe daha yakındır?
f. NERGİS İLE YANKI gerçekliğe yakın değildir. Olağanüstülükler vardır. DOĞUNUN SEVDALARI gerçekliğe daha yakındır.
g. Metinlerin hangisinde dizeler şiir cümleleri olarak düzenlenmiştir?
g. Doğunun Sevdalar’ında  şiir cümleleri olarak düzenlenmiştir.
ğ. Metinlerin hangisinde başlangıcı, gelişmesi ve sonucu belli olan bir olay anlatılmıştır?
Ğ. NERGİS İLE YANKI şiiri giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşmuştur.
h. Metinlerin hangisi manzume (manzum hikâye), hangisi şiirdir? Manzume ile şiir arasındaki farklar nelerdir?
h. NERGİS İLE YANKI manzume , DOĞUNUN SEVDALARI şiirdir. Manzumede olay örgüsü var şiirde imge ve sanat vardır. Manzumede kelimeler gerçek anlamlı , şiirde ise sanatlı ve mecazlıdır. Manzume düz yazıya çevrilirse anlamını kaybetmez;  şiir düz yazıya çevrilemez.Çevrildiği vakit anlamı ve özelliği bozulur.
2. NERGİS İLE YANKI  adlı manzumenin olaylarını aşağıya yazınız.
2. Nergis dünyaya geldiğinde su perisi olan annesi onu falcıya ömrünün uzun uzun olup olmayacağını öğrenmeye gider. Kendini görmezse ömrü uzun olacak der falcı. Nergis büyür ve herkesi sevdiği biri olur. Ormandayken bir ses duyar  ve seslenir o sese. Kimse yoktur sadece kendi sesi ona yankı yapmaktadır. Zamanlar o sese aşık olur ve belli bir zaman sonra ormanın içindeki bir akarsuda kendini görür ve bu güzelliği hayran kalıp dona kalır ve ondan bir çiçek haline gelir.
3. NERRGİS İLE YANKI  adlı manzumedeki olay, yaşanmış bir olay mıdır? Böyle bir olayın insanlar arasında yaşanabilme ihtimali var mıdır? Manzumedeki olayı kimler yaşamıştır? Bu olay nerede, ne zaman ve nasıl yaşanmıştır?
3. Yaşanmamıştır. Yaşanma ihtimali yoktur. Mitolojik bir olaydır, kimsenin başından geçmemiştir.
Manzumedeki  olay Nergis İle Yankı arasında geçmiştir. Belli bir zaman ve mekan yoktur. Olay bir ormanda geçmektedir.
4. Manzumede verilen olayın başlangıcı, gelişmesi ve sonunda neler olduğunu anlatınız.
4. Başlangıcı nergisi doğumu, gelişme bölümü kendi sesini duyup ona aşık olması , bitiş ise kendine akarsuda görüp donması ve çiçek olması.
5. Manzumeden neler öğrendiniz? Manzume hangi efsaneden yola çıkılarak oluşturulmuştur? Manzumeler öğretici yönü olan metinler midir? “Doğunun Sevdaları” adlı şiirin niçin duygusal bir biçimde oluşturulduğunu tartışınız. Tartışma sonucunda ulaştığınız sonucu tahtaya yazınız.
5.Metin Nergis Çiçeği efsanesinden yola çıkılarak oluşturulmuştur. Öğreticidir. Doğunun Sevdaları şiiri ise duygusal bir metindir. Öğreticilik yönü yoktur, amaç bir estetik zevk uyandırmak ve çağrışımda bulunmaktır.
6. Lirik, epik, dramatik, satirik, pastoral vb. anlatımların şiirlerin oluşmasındaki rolünü açıklayınız.
6. Lirik şiir duygusal, epik şiir yiğitçe, mertçe, dramatik şiir karşılıklı konuşma şeklinde, satirik eleştirel, pastoral ise köy ve kır yaşamını anlatır. Bu gösteriyor ki bunlar şiirin anlatımı belirleyen özellikleridir.
7. Aşağıdaki şemayı inceleyiniz. Verilen bilgi hangi metne uyuyorsa o metnin bölümüne “x” işareti koyunuz.
Özellikler                                                                                         1. Metin                                2. metin
Duygusal bir dil kullanılmış.                                                                                                              XXX
Coşku, heyecan ve kahramanlığı anlatan bir dil kullanılmış.                                                       XXX
Hüzün ve sevinci yansıtan bir dil kullanılmış.                                  XXX                                         XXX
Alaycı bir dil kullanılmış.
Tabiattaki varlıkların güzelliğini anlatan bir dil kullanılmış.          XXX                                         XXX
Mecaz ve imgeye dayalı bir dil kullanılmış.                                                                                      XXX
8. “Nergis ile Yankı” ve “Doğunun Sevdaları” adlı metinlerde işlenen tema nedir? Bu tema, metinlerde hangi yönlerden ele alınmıştır?
8. (Aşk)Sevda teması işlenmiştir. Birisi olay örgüsü yönünden ele alınmıştır, diğeri de yaşanmış sevda üzerinden ele alınmıştır.
9. “Nergis ile Yankı” ve “Doğunun Sevdaları” adlı metinlerin hangisini okuduğunuzda gözünüzde bir olay, kişiler ve yer canlanıyor?
9. Nergis ile Yankı’da daha belirgin bir kişi, olay ve yer canlanıyor.
10.  Doğunun Sevdaları adlı metin kişisel bir duyguyu ve şairde oluşturduğu çağrşımları dile getiriyor. Nergis ile Yankı” da anlatma Doğunun Sevdaları adlı metinde ise bireysel duygular ve çağrışımlar daha ön planda tutulmuştur.
11…….
Sayfa 86 
12.Balıkçı adlı metinde halkın fakir olduğu, eve ekmek getirecek bir iş güç bulunmadığı, insanların kazanç sağalmak için zor şartlerda denize açıldıklarını öğreniyoruz. Milli Edebiyat şairleri sosyal temalrı işlemişler, halkın duygu ve düşncelerini dile getirmeye çalışmışlardır. Bu şiirde de bu özelliklere rastlıyoruz. . Bu şiirde hec ölçüsü kuralı uygulanmamıştır.
13 .Şair ahnek oluşturabilmek için kafiye ve rediflere, kafiye örgüsüne baş vurmuştur.
14. Balıkçı adlı manzumede sade halkın konuştuğu gündelik dil kullanılmıştır. Bu tür bir kullanım şiirde sanat yapmaya engel değildir. Çünkü sanat yapmak sade bir dil kullanmakala eş değer değildir.
15.  Balıkçı adlı manzumede yapıyı oluşturan unsurlar; olay, kişi, zaman ve mekan unsurlarıdır. Yardımcı unsurlar kafiye redif, ölçü, nazım birimi gibi unsurlardır.
16.Balıkçı adlı metine duygu ve düşünceler merhamet, sevgi ve acıma duygusu etrafında bütünleşmiştir.
17. meleğim, buyun eğmek, ekmek getirmek,yüreği acımak,derdini uyutmak, yorgun gönül ifadeleri gerçek anlamalrının dışında kullanılmıştır. Hayır, engellememiştir. Çünkü mecazlı anlatım manzumenin sezdirme yönünü artırmıştır.
18. Babası merhamet ve sevgi duygularıyla dolu. Çocuk ise sevgi ve acıma duyguları ile dolu. Duygusal bir ses tonu olmalı. Çünkü burada acı ve hüzün verici bir olay var.
19. Servet-i Fünun serbest müstezat  şiir geleneğine daha yakın bir çünkü serbest nazım geleneği bize Servet-i funun edebiyatı ile gelmiştir.
20.  manzumede fakir bir balıkçı ile oğlunun yaşam mücadelesi var. Acıma ve sevgi duyguları sezdirme yoluyla verilmeye çalışılmış.
ANLAMA -YORUMLAMA   88 .sayfa
1. Okuduğunuz metinlerin hangisinde betimleme ve tahlillere yer verilmiştir?
1. Nergis Çiçeği ile Yankı’da verilmiştir.
2. “Nergis ile Yankı” adlı metinde adı geçen Nergis ile “Doğunun Sevdaları” adlı metinde adları geçen Ferhâd, Şirin, Leyla, Mecnun kimlerdir? Bu kişilerin edebî metinlere konu olmalarının nedeni ne olabilir?
2. Teması sevda olduğu için bu sayılan kişiler eski zaman insanlarının anlattığı aşk hikayelerinin kahramanlarıdır. Aşk şiirinde verilebilecek en güzel imgelerden birini oluşturduğu için verilmiştir.
3. İncelediğiniz metinlerin hangisini beğendiniz? Bu metinlerde aşk duygusunun işlenişi hangi yönleriyle ele alınmıştır? Siz aynı konuda bir manzume ya da şiir yazsaydınız hangi temayı, niçin kullanırdınız?
3. Size kalmış cevabı…
4. Şiir ve hikâye türünün yanı sıra manzume gibi bir türün oluşturulmasının nedeni ne olabilir?
4. Şeklen şiirin ahenk unsurlarını bulundurması ama  içerik olarak da bir hikaye gibi olay örgüsü etrafında şekillenmesidir.
5. Metinlerde kullanılan zaman kiplerini inceleyiniz. Metinlerde niçin bu kiplerin tercih edildiğini açıklayınız.
5. Anlatılanlar geçmiş zaman hikayeleri olduğu için mişli geçmiş zaman kullanılmıştır.
6. Balıkçı ve Mustafa Kemal’in kağnısı adlı metinde geçen olayalr günümüzde de yaşaanbili mi? Sosyal ve teknolojik gelişmeler bu tür sorunalrı ortadan kaldırabilir mi?
6. Hayır, bu tür olaylar artık yaşanmıyor. Çünkü,tTeknolojik gelişmeler bu tür sorunları ortadan kaldırabilir. Bu gün artık kağnı yok. Onun yerine daha modern araçlar var.
7……
8…..
DEĞERLENDİRME
1. Manzume ile şiir arasındaki farkı en belirgin olarak veren seçenek aşağıdakilerden hangisidir?
A. Belli bir temada yazılması
B. Ahenk unsurlarının bulunması
C. Bir olay örgüsünün verilmesi
D. Şiir gerçekliğinin bulunması
E. Epik bir anlatım olması
CEVAP: C
2. Aşağıdaki cümleleri tamamlayınız.
Manzumeler ANLATMAYA BAĞLI METİNLERDİR metinlerdir.
Manzumede anlatma ve GÖSTERME şiirde İMGE, duygu ve çağrışım önemlidir.
Manzumede YAŞANMIŞ ya da YAŞANABİLİR olaylar anlatılır.
Manzumede olay, yer, ZAMAN ve MEKAN unsurları verilir.
Manzumede anlatılanlar HİKAYE olarak anlatılabilir.
3. Aşağıdakilerden hangisi manzume için söylenemez?
A. Bir olayı başlangıcından sonucuna kadar verir.
B. Bireysel duygular ve bu duyguların yarattığı çağrışımlar anlatılır.
C. Betimlemeler ve ruh tahlilleri bulunur.
D. Öğrenilen geçmiş zaman kullanılır.
E. Bir olay anlatılır ya da göz önünde canlandırılır.
CEVAP: B
4. Manzumeler niçin didaktik metin olarak kabul edilir?
4. Olay örgüsünü anlatırken eğitici yönünü de ortaya koyar.
9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite:Şiirde Gerçeklik ve Anlam (Sayfa 63,64,65,66)
d. Şiirde Gerçeklik ve Anlam
HAZIRLIK
1. Aşağıdaki dizelerde şairler hangi kelimeleri gerçek anlamlarından uzak olarak kullanmıştır? Bu kelimeler, şiirlerde hangi anlam değerini kazanmıştır? Belirtiniz.
Gece sanki dağlarla çevrilmiş bir uçurum
Sessizlik duman gibi sarmış karanlıkları
Odamda yapayalnız boşluğu dinliyorum
Karanlık damla damla erirken karşı camda
Yine mi yalnızım, ey Allah’ım ben bu akşam?
Gölgemle yapayalnız yine bu boş odamda.
Haşim Nezihi OKAY
Atıyor sızıların, çıplak duvarda nabzı,
Çivi yaralarında, çivi yaralarında.
Kulak verin ki zaman, tahtayı kemiriyor,
Tavan aralarında, tavan aralarında.
Necip Fazıl KISAKÜREK
1. Karanlık muma benzetilmiş, gece uçuruma benzetilmiş, sessizlik dumana benzetilmiş. Benzetme yapılarak gerçek anlamından uzaklaşmıştır.
2. Şiir, gerçek hayattan uzak duyguların ifadesi midir? Tartışınız. Tartışma sonucunda vardığınız sonuçları sıralayınız.
2. Bazı şiirler vardır ki tamamen gerçek hayattan uzak duyguların ifadesi olarak karşımıza çıksa çoğunlukla şiirlerin karşılığı günümüzde değer bulmaktadır.
3. Yukarıdaki sanat ürünlerinden hangisi gerçeğine daha yakındır? Görüşünüzü nedenleriyle açıklayınız.
3. Birinci resim gerçektir. Diğeri sadece gerçeğin yansımasıdır.
Sayfa 60 -61-62
İNCELEME
26. metin
VEDA
17.a.. Yukarıdaki şiirin, ilk dörtlüğünde kullanılan “sen, öksüz, veda, türlü” kelimelerini dizelerden çıkarırsanız dizelerin anlamında nasıl bir değişme olur? Yine bu dörtlükten son dizeyi çıkarırsanız dörtlüğün vermek istediği anlama ulaşılabilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle birlikte açıklayınız.
17.a.. Anlamında değişme olur. Aynı anlama ulaşamayız çünkü metindeki temayı veren bu kelimelerdir. Anlam bütünlüğü dağılır.
27. metin
SES
b. Ağrı, leke, yüz, hengâme, şen kelimelerinin anlamlarına sözlüğünüzden bakınız. Bu kelimelerin “Ses” şiirinde hangi anlamlarda kullanıldığını belirleyiniz. Şiirlerde kelimelerin niçin yeni anlamlar kazandığını “Ses” şiirinden örneklerle açıklayınız.
b. Ağrı: acı anlamında kullanılmamıştır. Heyecan anlamında kullanılmıştır. Leke de aynı şekilde sözcükteki anlamıyla kullanılmamıştır. Şiirler sanatsal metinler olduğu için kelimeler kendi gerçek anlamıyla kullanılmaz. Şiirler yan anlam ve mecazlar bakımından zengindir.
18.a. Sınıfınızda iki grup oluşturunuz. Gruplarınızla “Veda” ve “Ses” adlı metinleri şiir gerçekliği yönünden inceleyiniz. Şiir gerçekliği incelenirken gerçekliğin kişinin yorumuna göre ya da somut olanın soyut algılamaya göre değiştiğine dikkat ediniz. Şiirlerde bulduğunuz gerçekliğin özelliklerini grup sözcüsü aracılığıyla sınıfa açıklayınız. Gruplar şiirlerde aynı gerçeklik özelliklerini mi buldular? Tespit ediniz.
18.a. İki şiirde gerçeklik açısından aynıdır. Yani gerçek anlamlı kelimelerin kullanıldığı bir şiir değildir. Daha çok mecaz, yan  anlamları yoğun olduğu sanatlı birer şiirdir. Şiirlerde gerçeklik her zaman olduğu gibi ele alınmaz. Didaktik şiirlerin dışındaki şiirler gerçeklikten uzaktır.
b. “Ses” şiirinde şair akşamı, lekesiz, saf, iyi bir yüze benzetmektedir. Akşamın bir yüz olarak nitelendirilmesi şiir gerçekliğine hangi yönlerden uymaktadır?
b. Kurmaca gerçekliğe uyar. Şair burada benzetme yapmıştır.
28. metin
19.a.. Yukarıdaki Kuloğlu’nun şiirinde “dünyada doğru dost olmadığı” tezi savunuluyor. “Veda” adlı şiirin son dörtlüğünde ise “yolunu kaybeden insanların imdat çağırmak için ateş yaktıkları, sevgilisini kaybeden gözlerin de o ateş gibi parladığı” söyleniyor. Bu iki şiirden hangisi günlük hayattaki gerçekliğe daha yakındır? Neden?
19.a. metin daha geçekliğe yakındır. Çünkü diğer metin daha soyut olan bir kavramı anlatmaktadır ve hayat dışında fantastik algıyı anlatmaktadır. 3. metindeki algı ise her zaman insanların başına gelen bir durum olduğu için yaşanabilir  bir niteliktedir.
b. “Ses” şiirinde metinde betimlenen tabiat manzarası gerçek midir? Siz bu şiiri okuduğunuzda gözünüzde nasıl bir Boğaz manzarası canlandı? Anlatınız. Sizin anlattıklarınızla şiirdeki duygunun, sezginin, tasarımın ve izlenimin anlatımı niçin birbirinin aynı değildir? Açıklayınız.
b. Gerçek değil. Şairler dış dünyada algıladıkları dünyayı kendi içinde ve kendi kelimeler somutlaştırarak anlatırlar. Burada önemli olan şairin tecrübeleri, betimlemeleri ve bu betimlemeleri yaparken kullandığı kelimeler.
29. metin
20.a. Ahmed-Dai’nin gazelinde sevgili servi boylu, büyücü gözlü, fitne kaşlı larak betimleniyor. Bu betimlemeyi şiir gerçekliğine göre değerlendiriniz. Şiirde sevgili betimlemesinin niçin değişik yorumlarla verildiğini açıkalyınız.
20.a. Şairin hayalindeki sevgili kavramı  günlük hayatın gerçekleriyle uyuşmaz. Şairle görmek istediklerini hayallerini anlatırlar. Bu şiirin gücünü artırır. Şiir var olanı daah güzel ve etkili anlatma sanatıdır.
   b. Verilen metinlerde , yaşamdaki ve hayallerdeki gerçekliğin şair tarafından şiire aktarılırken nasıl değiştiğini örneklerle açıklayınız.
b.  Sevgilinin boyu servi gibidüşünülmüş, gözü büyücü gözüne benzetilmiş, kaşı fitne çıkaran birine benzetilmiş, bu ifadelere baktığımız zaman gerçek insan tasviri ile bunalr aarsında fark vardır. Divan edebiyatoıdaki sevgili tipi hayali ve kurmaca bir tiptir. Soyut bir sevgili analyışı vardır.
c.Siz veda sahnesini şiirleştirseydiniz bu vedayı betimlemek için hangi benzetmeleri kullanırdınız?
Ç. Ben, sonsuza yolculuk yapan bir yolcu ve rıhtımda ona el sallayan  sevdikleri olarak betimlerdim.
ç.Hayatın tüm gerçekleri şiire hangi ölçüde yansıtılmalıdır? Tartışınız? Tartışmanız sonucunda vardığınız kararı tahtaya yazınız.
ç. Belki de sadece didaktik şiirlerde anlatılsa da oradaki metinlerde illa ki mecazlara, ya anlamlara gidebilir.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME
1. Örnek metinlerin sizde uyandırdığı duyguları aşağıya yazınız.
1.
1. metin : Hüzün ve sevda
2. metin :Boğazın güzelliği
3. metin  ünyada dost bulmanın zorluğu
4. metin : Sevgiliye duyulan his
2. Örnek metinleri aşağıdaki tabloya göre karşılaştırınız.
Aranan Özellik
1. metin
2. metin
3. metin
4. metin
Şiirin Teması
Şiirdeki Temanın Hangi Yönden Ele Alındığı
Şiirden Çıkarılan Anlam
Şiirdeki Gerçek Olaylar / Durumlar ve Bu Olay ile Durumların Günümüzde-ki Gerçekliğe Yakınlığı
Şiirdeki Hayalî Olaylar ve Durumlar ile Şiir Gerçekliğinin Şair Tarafından Nasıl Yorumlandığı
DEĞERLENDİRME: 74
23. Aşağıdaki cümleleri konudan edindiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
ŞiirlerdeKELİMELER gerçek anlamlarından farklı anlamlar kazanabilir.
Şiirde gerçeklik TEMA algılayışla sınırlı değildir.
Şiirde gerçeklik verilirken şair tarafından DEĞİŞTİRİLİR ve DÖNÜŞTÜRÜLÜR
Şiir gerçekliğinde ANLAMLAR, DÜŞÜNCEve izlenim önemlidir.
Şiirdeki gerçeklik şiire ÖNEM KATAR.
24. Şiir gerçekliğini yorumlarken aşağıdakilerden hangisi önemli değildir?
A. Okuyucunun şaire olan sempatisi
B. Şairin gerçek hayatı nasıl yorumlayıp verdiği
C. Okuyucunun şiirden ne anladığı
D. Şiirdeki dizelerin anlamının bulunması
E. Her dönemin kendine özgü şiir gerçekliği olduğu
CEVAP:A
26. Farklı dönemlere ait şiirlerin gerçekliği birbirlerine benzeyebilir mi? Neden?
26. Benzemez çünkü her dönemi gerçekliği  ya da hayatı diğerinde farklıdır. Şair de var olan dış gerçekliği kendi içinde anlattığı için zamanlar değişince gerçeklikte  değişir.
9.Sınıf Edebiyat Kitabı 2.Ünite:Şiir Dili (Sayfa 49,50,51,52,53)
c. Şiir Dili    HAZIRLIK
1. Aşağıdaki paragrafı ve şiirleri okuyunuz. Bu paragraf ve şiirlerde kullanılan dil, birbirinin aynı mıdır?  Tartışınız. Bulduğunuz ortak sonuçları maddeleyerek bir poster oluşturunuz. Bu posteri sınıfınıza asınız.
“Atatürk’ün belli bir sanat anlayışı olduğunu zannetmiyorum. Fakat pek ince ve duygulu bir sanat âşığıydı. Hatta diyebilirim ki bir edebî eseri en iyi, en doğru bir şekilde eleştirmesini bilirdi. Çevresindeki yazarlara ancak bu eleştirmeleri sonunda bir değer verirdi.”
Yavuz Bülent BAKİLER
Sana bağlandı gönüller o gün,
Baş kodu yoluna başı olan.
Sana eklendi sevgiler saygılar,
Yüceydin daha da yüceldin o zaman…
Atatürk bir destan oldu koskoca.
Selahattin BATU
Mıhladım çığlıkları
Kanın gökkuşağına
Yıldızların külüyle
Sardım okyanusları
Bağladım birbirine
Çözülmüş bulutları
Kentlerin saatini
Güneşe ayarladım
1. Yukarıdaki düz yazı ile şirin dili aynı değildir. Şiirin dili yan anlam ve mecazlar bakımından zengindir. Söz sanatları  ve imgesel bir dil kullanılırken  düz yazıda daha çok gerçek anlamlı kelimeler kullanılır. Anlatılanlar  da sanatlı değildir.
Olcay YAZICI
2. Yandaki fotoğraf ve resim aynı varlığa ait farklı sanat dallarının ürünüdür. Şiir ve düz yazıda kullanılan dil arasında yanda verilen sanat ürünlerine benzer bir ilişki var mıdır? Açıklayınız.
2. Benzer bir ilişki kurulabilir. İkisi de aynı gerçekliği anlatıyor fakat ifade şekilleri farklıdır. Şiir ve düz yazıda aynıdır. İkisi de aynı şeyi anlatır fakat kullandıkları kelimeler ve  yapı birbirinden farklıdır.
3. Sınıfınıza getirdiğiniz şiir ve düz yazıyı karşılaştırınız. Metinlerde dil nasıl kullanılmıştır? Benzerlik ve farklılıkları belirleyiniz.
3. Düz yazıda anlatılanlarla şiirde anlatılanlar aynı olmaz. Dilleri farklıdır. Şiirin dili imgesel, sanatlı ve yoruma dayalı bir dili vardır.
İNCELEME
1. metin
2. metin
KAR
1. Mânide kaç cümle vardır? Bu cümleler kaç dizeye yayılmıştır?
1.3 tane cümle vardır ve anlatılar 4 dizeye yayılmıştır.
2. “Kar” adlı metnin ilk bendini bir cümle olarak aşağıya yazınız. Yazdığınız bu cümlede şiirin duyarlılığı var mıdır? Niçin?
2. Şiiri düzyazıya çevirirseniz şiirde verilmek duyarlılık gider.
3. Mâni mi “Kar” şiiri mi doğal dile daha yakındır? Neden? Belirlediğiniz metinde doğal dilin imkânlarından nasıl yararlanılmıştır?
3. Mani,  halk edebiyatıyla ve halk söyleyişine daha yakındır. Doğal dilin olanaklarından faydalanmıştır. Diğer şiirde ise sembolizm ve imge kullanılmıştır.
4. “Kar” şiirinde “düşünce ve mavilik” hangi sıfatlarla nitelendirilmiştir? Siz düşünce ve maviliği hangi sıfatla anlatırdınız? Şair niçin sizinle aynı kelimeleri kullanarak şiir yazmamıştır? Her insanın hayali ve düşüncesi neden birbirine benzemez? Açıklayınız.
4. Her insan başka bir alem olduğu için kendi dünyasında farklılıklar gösterir. Bizim anlatmış olduğumuz ifadelere bir başkası aynı şekilde değerlendirmeyebilir.
5. “Kar” şiirinde şairin sesini sorduğu, kimdir ya da nedir? Şair, “Kar” şiirinde hayallerini kelimelerle anlatabilmiş midir? Niçin? İnsanın hayal ve düşüncelerinin kelimelerle anlatılması mümkün müdür? Neden? Şairlerin, sınırlı olan anlatım gücüyle sınırsız olan hayal ve düşünceleri anlatırken neye başvurduğunu birinci ve ikinci metinden örneklerle açıklayınız.
5. Şairin sesini sorduğu kişi ya da nesne yoruma açıktır. Anlatabilmiştir.  Bazı insanlar bazen hayallerini ve duygularını anlatacak kelimeler bulamayabilirler. Çünkü bu durum kişinin kendisiyle alakalıdır. Ya kelime hazine yetersizdir ya da hayalleri anlatılamayacak ölçüdedir.
3. metin
DAĞLAR
6. “Dağlar” adlı metnin ilk dörtlüğünde şair, dağların kendisi için önemini anlatırken hangi kelimeleri kullanmıştır?
“Dağ” kelimesi şaire niçin “baş, saç, kar, deli rüzgâr” kelimelerini çağrıştırmış olabilir? Düz yazılarda da şiirlerdeki gibi imgeler kullanılabilir mi? “Yâri ellere vermek, yârini eller almak” kelime grubu çok sık kullanılan bir anlatım tarzıdır. Bu tür durumların anlatıldığı kelime ya da kelime gruplarına “imge” denilebilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
6. Denilebilir çünkü imge soyut kavramları somutlaştırmak olarak ifade edebiliriz. Bu kelimelerle şair içinde durumu somut hale getirmiş oluyor.
4. metin
NE FAYDA!
7. “Ne Fayda!” adlı metinde şair sevdiğine nasıl sesleniyor? Ona niçin “gülden ağır söyleyemeyeceğini” belirtiyor? “Gülden ağır söylemek” sözünü hangi anlamda kullanmış olabilir? Şair “ciğerpare” ve “gül” kelimeleriyle hangi soyut durumu somutlaştırmaya çalışmaktadır?
7. Ciğerparem diye sesleniyor. Gülden ağır söylemek deyimi de incitmemek anlamında kullanılmıştır. Ciğerpare ve gül kavramlarıyla da sevgisini somutlaştırmış oluyor.
8. İncelediğiniz dört şiiri yeniden okuyunuz. Bu şiirlerde soyut düşünceyi somutlaştırmak için hangi imgeler kullanılmıştır? Belirleyiniz. Söz sanatlarının imgelerin oluşmasında nasıl bir işlevi olduğunu belirtiniz.
8. Bazı imgeler söz sanatlarıyla oluşturulur. Teşbih, mecaz, istiare gibi sanatlarda imge söz konusudur.
5. metin
9. Yukarıdaki beyitte hangi varlıktan işiten bir insan davranışı bekleniyor? Hangi varlıktan intizar etmesi (devamlı gözlemek) isteniyor? İnsan olmayan varlıkların (bu beyitte olduğu gibi) insana ait özelliklerle (duyan, düşünen, hareket eden vb.) anlatıldığı sanata ne ad verilir?
9. Gülden insan davranışı bekleniyor. Nergis’in de intizar etmesi bekleniyor. Burdaki söz sanatı da kişileştirme (teşhis) dir.
10. Bakî’nin beytinde, hasreti çekildiği söylenen kim olabilir? Hasreti çeken varlığın adı niçin “gül” olarak adlandırılmıştır? Nergis çiçeğinin mitolojik hikâyesi hakkında neler biliyorsunuz? Beyitteki benzetilen, benzeyen, benzetme yönü ve benzetme edatını bularak aşağıya yazınız.
Beyitte sözü daha etkili bir duruma getirmek için aralarında türlü yönlerle ilgi bulunan iki şeyden, benzerlik bakımından güçsüz durumda olan varlığın adı nedir? Nitelikçe daha üstün olan varlığın adı nedir? Bu sanata ne ad  verilir?
10. Benzetme de zayıf olan “Benzeyen” , güçlü olan “Kendisine Benzetilen”dir. Bu iki unsurun olduğu sanata  benzetme (teşbih) adı verilir.
11. Sınıfınızda iki gruba ayrılınız. Aşağıda verilen beyitlerle “Dağlar” ve “Ne Fayda” adlı metinleri söz sanatı kullanılması açısından karşılaştırınız. Bu şiirlerin aralarındaki farkı belirleyiniz.
11. Kısa olması rağmen Ne Fayda şiirindeki söz sanatları daha yoğundur. Diğer şiirde de var ama o kadar değil.
Ah eylediğim serv-i hırâmânın içindir
Kan ağladığım gonce-i handanın içindir
Fuzulî
(serv- i hırâmân: servi boy, gonce-i handan: gonca gülüş)
Bakî çemende hayli perîşân imiş varak
Benzer ki bir şikâyeti var rûzgârdan
Bakî
(rûzgâr: 1. zaman, 2. yel; çemen: çimenlik, mec. dünya; varak: yaprak)
12. “Serv-i hırâmân, gonce-i handan” benzetmeleri bir imge midir? İmge ile söz sanatlarının oluşturulma amacı ortak olabilir mi? Açıklayınız.
12. Evet  buradakiler imgedir. Ortaktır. Anlatılan soyut ifadeleri daha çarpıcı ve somutlaştırmak için kullanılmıştır.
6. metin
GEÇEN DAKİKALARIM
13. “Geçen Dakikalarım” adlı metinde “dakika” kelimesi sadece bir zaman birimi anlamı mı taşımaktadır? Bu kelimenin çağrıştırdığı kavramlar nelerdir? Bu kelime, şiirde başka hangi anlamları kazanmaktadır? Şiirdeki söyleyiş özelliği ve “nerdesiniz, yerdesiniz”, “dakikalarım, korkarım”; “çaldı, kaldı” kelimelerindeki ses benzerlikleri, şiirin sezdirmek istediği anlama ne ölçüde yardımcı oluyor?
13. Hayır sadece dakika olarak kullanılmamıştır.  Yaptığı çağrışımlar; sararmış yaprak olabilir, yaşlanmış bir kişi olabilir. Ses benzerlikleri de anlama elbette katkısı olacaktır.
14. “Gün geldi, saat çaldı” dizesindeki gün ve saat hangi anlamlarda kullanılmıştır? Şiirde mecaz anlamın, gerçek anlamın önüne çıkmasının nedenini, konuda verilen diğer metinlerden örneklerle açıklayınız.
14. Gün geldi, saat çaldı hayatın son bulması anlamında kullanılmış olabilir. Şiirde şairin asıl vurgulamak istediği temel anlam değil mecaz anlamdır. Şiirde önemli olan mecazların yoğunluğudur.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME 70 sayfa
13. Mânide şair neden yakınmaktadır? Bu metindeki durumu düz yazıyla anlatsaydı aynı kelimeleri kullanabilir  miydi? Neden?
13. Gönlünden şikayetçi. Aynı kelimeler olmazdı. En azından kullandığı benzetme aynı olmayabilirdi.
14. “Kar” adlı metinde nasıl bir doğa manzarası betimleniyor? Şair bu manzara içinde aradığını niçin açıkça söylememiştir?
14. Her tarafta geçenin, maviliğin  ve sesin hakim olduğu tablo çizmiştir. Açıkça söylerse anlam çabucak belirdiği için etkili olmaz.
15. “Dağlar” adlı metinde şair, şehirleri niçin “tuzak” olarak nitelendiriyor? Sizce bu kelime bir imge midir değil midir? Neden?
15. Bu da bir imgedir. Şehirlerin yoğun hayatı insanı köyünden dağlarından uzaklaştırdığı için tuzak ve dolayısıyla şair imge yapmıştır. Bu soyut kavramı da tuzağa benzeterek somutlaştırmıştır.
16. Divan şiirinde kullanılan edebî sanatlar, günümüz şiirlerine yansımış mıdır? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
16. Birçoğu yansımış olsa da yanı imgeler aynı şekilde devam etmeyebilir. Gül- bülbül yansımış ama günümüzdeki şairler artık imgeleri Divan şiirindeki gibi kalıplaşmış  ve genel olanı değil de daha yenilikçi ve özel olanı tercih etmişlerdir.
17. “Ne Fayda!” adlı metinde şair sevdiğini “ciğerparem” kelimesiyle anlatıyor ve ciğerinin parçasına benzetiyor. Siz sevdiğinizi hangi benzetme ile anlatırdınız?
17. Size kalmış sorunun cevabı…
18. Zamanın geçiciliğini anlatan bir imge bulunuz. Bulduğunuz imge diğer arkadaşlarınızın bulduğuyla niçin farklı oldu? Tartışınız. Tartışmanız sonucu oluşan ortak görüşünüzü tahtaya yazınız.
18. Herkesin bulduğu imge elbette ki farklı olacak çünkü her inşan farklı düşünür ve farklı duygulara sahip olmakla birlikte her insanın sanatsal bilgisi, görgüsü aynı değildir.
DEĞERLENDİRME 73 sayfa
13. Aşağıdaki cümlelerin tamamlayıcısı olan gerekçeleri noktalı yerlere yazınız.
Şiir dili düz yazı dilinden SANATLI BİR SÖYLEYİŞ olduğu için farklıdır.
İmge sınırlı olan VARLIKLARLA sınırsız olan HAYALLER için doğmuştur.
Söz sanatı ile imge DAHA SINIRLI olduğu için birbirinden farklı anlatım biçimidir.
Şiir dilinde KELİMELER için çağrışımı önemlidir.
İmge soyut OLAN VARLIĞI SOMUTLAŞTIRMAK için oluşmuştur.
Şiir anlam için değil AHENK için yazılır.
14. Şiirde imge nasıl sağlanır?
14. Şiirde imge söz sanatlarıyla , mecazlarla ve somutlaştırma gibi özelliklerle sağlanır.
15. Aşağıdakilerden hangisi şiir dili incelenirken aranılacak özellik değildir?
A. Yan anlam
B. Yapı özelliği
C. Söz sanatları
D. İmge
E. Mecaz anlam
CEVAP:B
16. Aşağıdaki şiirde anlam ve ses kaynaşması nasıl sağlanmıştır?
4. Kelime aralarında s sesinin aşağı yazılması ile  hem ses hem de görüntü sağlanmaya çalışılarak anlam pekiştirilmeye çalışılmıştır.
YORUMLAMA – GÜNCELLEME
1. Şairi bilinmeyen dörtlüğün teması ve şiir yapısı günümüz şiirlerinde hâlâ kullanılıyor mu? Bu şiirdeki dilin günümüze kadar gelememesinin sebebi neler olabilir?
1. Teması da yapısı da halen kullanılıyor fakat dilinin üzerinden yüzyıllar geçtiği ve dilin sürekli gelişim gösterdiği için günümüze gelememiştir. Dildeki birçok kelime doğar, kullanımı yaygınlaşır ve zamanla unutulur. Buna en güzel örnek bu şiirdir.
2. Karacaoğlan’ın şiirinden, yaşadığı devrin sosyal yaşantısı hakkında bilgi edindiniz mi? Bu durumu nasıl açıklarsınız?
2. Çok fazla bilgi vermez. Çünkü şair daha sevda üzerine şiirler yazdığı için sosyal yaşama değinmemiştir.
3. Âşık Veysel’in şiirinden “ab-ı revân, figân, haram”; Seyranî’nin şiirinde “Hak, asâ, pîr, muhabbet” kelimelerinin kullanılmasının nedenlerini tartışınız. Edebî dilin yüzyıllara göre değişimini şiirlerden örneklerle açıklayınız. Bu durumu şiir geleneği için nasıl yorumluyorsunuz? Düşüncelerinizi belirtiniz.
3. Bu kelimeler edebi dili zaman içerisinde girmiş ve çok beğenildiği için kullanılmaya devam edegelmiştir. Mesela ceylan, ahu, maral, gazal  kelimelerinin dördü de aynı  olmasına rağmen bunların şiirde kullanılması farklılık gösterir. Divan edebiyatında maral, ahu ve gazal kelimeleri kullanılırken Halk Edebiyatında ceylan kelimesi kullanılır. Bunda da en büyük etken geleneğin hakim olmasıdır.
4. Dörtlük, hece ölçüsü, yarım ya da tam uyak, sade bir dil halk şiirimizin temelini oluşturan unsurlardır. Bu unsurlar günümüz şiirinde hâlâ mevcut mudur? Tartışınız. Tartışma sonucunda vardığınız kararı sınıf tahtasına yazınız.
4. Halen etkindir. Günümüzde de uyaklı ve kafiyeli şiirler yazanlar vardır. Abdurrahim Karakoç gibi …
DEĞERLENDİRME   74
27. Aşağıdakilerden hangisi şiir geleneğiyle ilişkilidir?
A. Şairin dünya görüşünü şiirine yansıtması
B. Şairin beyitlerle yazmayı tercih etmesi
C. Şairin “Herkesle dost yaşamalıyız.” temasını vermeye çalışması
D. Şairin, kendinden önce yazılan şiirlerin yapısını şiirinde kullanması
E. Şairin yabancı kökenli kelimelerle yazıyor olması
CEVAP: D
28. Aşağıdaki cümlelerden hangisi şiir geleneği açısından incelendiğinde yanlıştır?
A. Her şiirde geçmişten izler vardır.
B. Her dilin kendine ait bir şiir geleneği vardır.
C. Şiir geleneğine bağlı olarak şiir yazmaya çalışmak sanatsal söyleyişi engeller.
D. Şairin yetiştiği kültürel ortam şiire farklı bir söyleyiş kazandırabilir.
E. Şiir incelenirken farklı şiir geleneklerinin varlığı unutulmamalıdır.
CEVAP: C
29. Farklı şiir gelenekleri niçin oluşmuştur?
29 İçinde yetiştikleri sosyal ve onların kullandığı dil farklılaştıkça gelenek farklılaşır. Mesela Destan geleneğinde Şamanizm’i benimseyen Türkler zamanla Müslüman olunca sosyal, dini hayat değişmiş ve ortaya yeni bir gelenek olan Halk Şiiri Geleneği çıkmıştır.
30. Aşağıdaki cümleleri bu konuda öğrendiğiniz bilgilere göre tamamlayınız.
Şairin yetiştiği SOSYAL ve kültürelHAYAT şiirine farklı söyleyiş kazandırır.
Türk dili, Türk şiir GELENEĞİNİ oluşturmuştur.
DEĞERLENDİRME SORULARI
1. Aşağıda adları verilen metinlerin hangisi divan şiirinin bir örneğidir?
A. Türkü
B. Balıkçı
C. Gazel
D. Çakıl
E. Ağustos Çıkmazı
CEVAP: C
2. Bir şiiri incelerken aşağıdaki özelliklerin hangisini aramazsınız?
A. Şiirin yapısının nasıl oluştuğunu
B. Şiirdeki olayın kimin başından geçtiğini
C. Şiirin hangi geleneğe göre oluşturulduğunu
D. Şiirde ritim olup olmadığını
E. Şiirde hangi edebî sanatların bulunduğunu
CEVAP: B
3. Manzume ile şiir arasındaki en belirgin fark nedir?
3. Olay örgüsü varsa manzumedir, yoksa şiirdir.
4. Şiir örneklerini incelerken bu şiirleri birbirinden farklı kılan hangi özellikler dikkatinizi çekti? Açıklayınız.
4. Yapıları farklı olsa kiminde olay örgüsü var kiminde de imge ve sanatlı bir söyleyiş vardır.
5. Aşağıdaki cümlelerin doğru olanlarının başına “D”, yanlış olanlarının başına “Y” yazınız.
( D ) “Balıkçı” manzumesindeki olay bir hikâyede de anlatılır.
( D ) “Çakıl” şiirinde imge kullanılmıştır.
( Y ) “Git Bahar” şiirinde kafiye yoktur.
( D ) Türküdeki “Ağlama gözlerim mevlâm kerimdir.” dizesi nakarattır.
( Y ) “Gazel” didaktik şiire örnektir.
( Y ) “Mustafa Kemal’in Kağnısı” metni bir şiirdir.
( Y ) Manzume ve şiir aynı anlama gelen terimlerdir.
( Y ) “Ağustos Çıkmazı” metninde belli bir tema yoktur.
6. Aşağıdaki cümleleri bu konuda öğrendiğiniz bilgileri kullanarak tamamlayınız.
Şiir dili İMGELERE dayanır.
Şiir yazıldığı/söylendiği dönemin SOSYAL, SİYASİ ve kültürel hayatından izler taşır.
Şiirde REDİF, kafiye ve SES akışı ahengin oluşmasında yardımcı olur.
Şiirde KELİMELERyeni anlamlar kazanır.
Şiirde anlam okurun BİLGİSİNE göre değişebilir.
Nasıl istersen öyle dinle, bakın;
Dalların zirvesindeyiz ancak,
Yarı yoldan ziyâde yerden uzak;
Yarı yoldan ziyâde mâha yakın.
Ahmet Haşim
1. Yukarıdaki şiir, yazıldığı dönemde hâkim olan zihniyeti hangi özellikleriyle yansıtmaktadır?
1.Saf(öz) şiir anlayışıyla yazılmış bir şiirdir. Öz şiirde bireysel konular işlenir, doğadan yararlanılır. Sembollerle anlatım ağır basar.
Bir gül baygın durur bahçede
Yaprakları serin
Sen sarı güllerin en sarısı
Yağmur gibisin.
Cahit Külebi
2. Yukarıdaki dizelerde ahenk özelliklerinin hangileri vardır?
2. Serbest nazımla yazılmıştır. S sesi tekrarlarından oluşmuştur. Serin ve gibisin sözcükleriyle kafiye yapılmıştır.
3. Aşağıdakilerden hangisi bir şiirin dilinde genellikle bulunmaz?
A. Söz sanatı
B. İmge
C. Terim
D. Mecaz
E. Yan anlam
CEVAP:C
4. Aşağıdakilerin hangisi şiir dilindeki “çağrışım” kelimesini açıklayan bir ifadedir?
A. Şiirde kelimelerin tekrarından doğan ahenk
B. Şiirde kelimelerin kendi anlamları dışında kullanılarak kazandıkları anlam değeri
C. Şiirde kelimelerin yeni bir durumu ve görünümü anlatması
D. Şiirde insan hayalinin kelimelerle anlatılması
E. Şiirde farklı anlamlara gelen kelimelerin kullanılması
CEVAP: B
5. Aşağıdakilerden hangisi şiirin yapısıyla ilgili bir terim  değildir?
A. Ölçü
B. Tema
C. Kafiye
D. Aliterasyon
E. Nazım şekli
CEVAP: b
6. Şiir, dizelerle oluşturulmak zorunda mıdır? Neden?
6. Dizelerle oluşturulmak zorunda değildir. Mensur şiir denilen bir yapı vardır ki burada şiirler düzyazı şeklinde de oluşabilir. Fakat mensur şiir pek şiir özelliği taşımaz.
7. Yaşanan gerçeklik şiirde verilebilir mi? Düşüncelerinizi nedenleriyle açıklayınız.
7. Didaktik şiirde verilebilir ya da her hangi manzumede de verilebilir.
Bir yol bilirim; Âdem’e, Havva’ya gider,
Bir yol bilirim; aşka ve sevdaya gider,
Bir yol ki, ömür bahçelerinden geçerek
Yaşlarla, figanlarla musallaya gider!..
Bekir Sıtkı Erdoğan
8. Yukarıdaki dörtlüğün temasını bulunuz.
8. Teması ölümdür.
Ben uyurken
Duvarıma tırmandın
Güllerimi yoldun.
Ve bütün şikâyetin
Sen uyurken
Bahçene girenlerden
Özdemir Asaf
9. Yukarıdaki şiirde koyu yazılmış kelimelerin imge olup olmadığını nedenleriyle belirtiniz.
9. Yukarıdaki kelimeler birer imge olarak kullanılmıştır. Burada kullanılan uyumak, duvar, gül ve bahçe kelimeleri gerçek anlamlı kelimeler değildir.
10. Aşağıdaki özelliklerin hangisi manzumeye hangisi şiire aittir? Karşılarına yazınız.
10.          imge                     ŞİİR
          öğreticilik           MANZUME
11. Bir manzume ile şiiri birbirinden ayıran en önemli özellik aşağıdakilerden hangisidir?
A. Ölçülü olması
B. Olay örgüsünün olması
C. Yan anlamlı kelimeler olması
D. Kafiyeli olması
E. Gerçek bir olaydan esinlenilmiş olması
CEVAP:B
12. Bir şiiri yorumlarken nelere dikkat edilmelidir?
12. Şiir kullanılan kelimelerin ne kadar gerçekliğe uygun olduğuna, şairin yetiştiği döneme, geleneğe, hangi edebi gelenekle yazıldığına, şairinin hayatına…
13. Şiiri yorumlarken parça bütünle mi yoksa bütün parçayla mı anlamlandırılmalıdır? Neden?
13. Yorumlarken metnin bütünün bakılmalı ve şiirde parça bütünü ifade etmez.
14. Aşağıdaki cümleleri bu ünitede öğrendiğiniz bilgileri kullanarak tamamlayınız.
Şiirde anlam ve SES kaynaşmasından oluşan DİZE, beyit, BEND, kıta ve şiir cümlelerini oluşturur.
İmge şiirin  DİLözelliklerindendir.
15. Aşağıdaki terimlerin anlamlarını sözlüğünüzden bularak yazınız.
Lirik şiir duygu ve coşku ürünü olan şiirlerdir
Satirik şiir : Eleştiri ve  yergi şiiridir
Pastoral şiir : Çoban yaşamı, köy, kır hayatının konu edinen şiirlerdir.
Didaktik şiir : Öğretici şiirlerdir.
Epik şiir : Yiğitçe, mertçe söylenen ve kahramanlık içeren şiirlerdir.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir