2016-2017 10. Sınıf Dil ve Anlatım Kitabı Cevapları Yıldırım Yayınları Sayfa 34

Sayfa 34
3. Etkinlik
“Kitaplarım bana yetecek kadar büyük bir krallıktır.” sözü ile ilgili bir yazı hazırlayınız.
Ben kitap okumayı çok severim. Çünkü kitaplarda her şeyi bulurum. Aynı Willam Shakespeare (Wilyım Şekspir)’ in değindiği gibi.

   Kitaplar insanın aynasıdır. Çünkü kitaplar o kadar konuyu kaplar ki insan istediğini seçebilir.
  Tarih kitapları geçmişimiz hakkında bizi bilgilendirir ve geleceğimize ışık tutar.  Klasikler genellikle bize öğüt verir ve o konudan ders çıkarmamızı sağlar fakat bazen klasikler  maceralı olabilir. 
 Romanlar hareketli ve heyecanlı kitaplardır. Bizi macera dan  maceraya sürükler. Şiir kitaplarındaysa kimi zaman coşarız, kimi zaman ağlarız.

   İşte kitaplar bu yönüyle insanların vazgeçilmezi, Shakespeare’ in krallığı ve okuyanların dilsiz öğretmeni olmuştur.

a. Yazınıza başlamadan önce hangi hazırlıkları yapacağınızı, neler üzerinde duracağınızı belirleyiniz.
• Konu ile ilgili bilgi toplama
• Bilgileri bir sıraya koyma,
• Hedef kitleyi belirleme
• Anlatım türünü belirleme
b. Yazınızda düşüncelerinizi nasıl sıralayacağınızı not ediniz.
Giriş
Gelişme
Sonuç
c. Hazırladığınız yazıyı sınıfta okuyarak düşünce ve deneyimlerinizi nasıl sıraladığınızı, ana düşünce etrafında yardımcı düşünceleri nasıl birleştirdiğinizi açıklayınız.
…………………
ç. Yazınızdaki bu özellikleri, incelediğiniz metinlerle karşılaştırınız. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.
Kendi metnimiz ile okuduğumuz metinler arasında hem anlatım hem bilgi, hem de konuya hakimiyet yönüyle çok farklılık var.bilgi, deney ve tecrübe eksikliği bizim yazımızı yetersiz kılıyor.
1. İncelediğiniz Çamlıca’daki Eniştemiz ile İstanbul adlı metinlerde, yazarların konuya bakış açıları ve hitap ettikleri kitle aynı mıdır? Tartışınız ve elde ettiğiniz sonuçları metinlerden örneklerle açıklayınız.
Bakış açıları ve fakat hitap ettikleri kitle aynıdır. Her ikisi de İstanbul’un güzelliklerini konu edinmiştir.
“Buradan, en evvel, sakin ağaçlar arasında Üsküdar evleri belirir, sonra, daha aşağıda, ortada, koyu mavi sularıyla, Boğaziçi, bir firuze gibi madenî bir cila ile parıldar ve ta karşıda uzaklıkların düzleşmiş görünen genişliklerinde, İstanbul, artık yalnız sahillerden görünen ve çepeçevre tepelerde biten şehir değildir.”
“Asıl İstanbul yani surlardan beride olan minare ve camilerin şehri, Beyoğlu, Boğaziçi, Üsküdar, Erenköy tarafları, Çekmeceler, Bentler, Adalar, bir şehrin içinde âdeta başka başka coğrafyalar gibi kendi güzellikleriyle bizde ayrı ayrı duygular uyandıran, hayalimize başka türlü yaşama şekilleri ilham eden peyzajlardır.”
4. etkinlik:
a.“Görmek” ile “bakmak” arasındaki farkın, gözlem yaparken varlıkları ve olayları benzerlerinden ayırmadaki yerini tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları sözlü olarak ifade ediniz.
Görmek ile bakmak aynı değildir. Birinde gözün zorunlu olarak gördüğü bir alan vardır. Diğerinde ise zihnin seçtiği bir yere dikkatli bakması ve algılaması vardır. Bu yüzden gözlem yaparken alıcı gözle bakmak, zihne kazımak önemlidir. Tasvir yapabilmeniz için gözlem yapmak gerekir.
b. Aşağıdaki resimlerde gördüklerinizi arkadaşlarınıza anlatınız. Aynı resimlere dikkatle bir kez daha bakınız ve bu bakışta daha çok nelerin dikkatinizi çektiğini arkadaşlarınıza açıklayınız.
Resimlerde iç içe geçmiş farklı unsurlar var. birinci resimde yatay ve dikey bina şekilleri, ikinci resimde bir ağaç ve ağacın gövdesinde biri erkek diğeri kadın iki resim, üçüncü resimde ise kaldırımda bir insan kafası ve bir kız, başka bir açıdan baktığınızda ise bir erkek ve omuzunda bir kadın olduğu görülüyor.
c.Görmekle bakmak arasındaki farkın gözlem yaparken ne derece önemli olduğunu tartışınız ve ulaştığınız sonuçları tahtaya yazınız.
A şıkkında bu sorunun cevabı var.
4.a. Araştırma sonuçlarınızdan ve incelediğiniz metinlerden hareketle ne tür yazılarda ve konuşmalarda kişisel gözleme ihtiyaç duyulabileceğini belirterek bu yazılarda gözleme başvurmanın önemini tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları nedenleriyle birlikte defterlerinize yazınız.
Gezi yazısı, roman ve hikaye gibi türlerde gözleme ihtiyaç vardır. Özellikle yer ve kişi tasvirleri yapılırken gözlem ihtiyaç duyulur.
b. İncelediğiniz metinlerde gözlemden nasıl faydalanıldığını açıklayınız.
İstanbul’la ilgili metinlerde yazının temeli gözlem üzerine kuruludur. Gözlem yapılmadan böyle bir yazı oluşturulamaz.
5. etkinlik:
•“Her yazı kendi düzeni, teması ve ifade biçimiyle kendi içinde anlamı olan organik bir birliktir.” ifadesinden ne anladığınızı açıklayınız. Bu açıklamadan hareketle bir yazı ya da konuşmada bütünlüğün hangi ögelerle sağlanabile ceğini tartışınız. Elde ettiğiniz sonuçları tahtaya yazınız.
Bir yazıyı oluşturan en temel unsur sözcüktür. Sözcükler cümleleri oluşturur. Cümleler paragrafları, paragraflar da metni oluşturur. Dolayısıyla en küçük birimden en büyük birime kadar hepsi birbiriyle ilişkilidir. Bir bütünlük oluştururlar.

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir