12. Sınıf Dil ve Anlatım 1. Dönem 2. Yazılı Soruları ve Cevap Anahtarı

1) Yazı türleri arasındaki ayrımlar silikleşirken hikâye de çok değişti ama gene de edebiyatın atardamarı olmayı sürdürüyor.
*Bu parçada geçen “edebiyatın atardamarı olmak” sözüyle anlatılmak istenen hangisi olamaz?
A)Diğer türlerin üstünde olmak
B) Edebiyatın kaynağı, besleyicisi olmak
C) En önemli türü olmak
D) Vazgeçilmezi olmak
E) En değerli ürünü olmak
2) Bir keresinde bu kadar iyimser olmamın nedenini açıklamamamı istemişti(I) Ona şunları söylemiştim (II) “Daha emin bir gelecek için çalışırken iyimserlikle güçlendirmeliyiz kendimizi (III) Bu, benim için huzurlu bir yaşam sürdürebilmenin ve ayakta kalabilmenin tek yoludur (IV) İnsanın kendisiyle ve yaşamla barışık olması da bunu gerektirir” (V)
*Bu parçada numaralanmış yerlerden hangisine, öte- kilerden farklı bir noktalama işareti getirilmelidir?
A) I. B) II. C) III. D) IV. E) V.
3) Ömrümü bu rüzgârlarla savmamı saymazsak
I II III
Bu serseri yağmurlarda aklım kalacak
IV V
*Dizelerdeki numaralanmış sözcüklerle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
A)I. sözcükte ünlü düşmesi vardır.
B) II. sözcükteki düzeltme(^) işareti “g” sesini inceltmek amacıyla kullanılmıştır.
C) III. sözcükte bir ses olayı meydana gelmiştir.
D) IV. sözcük küçük ünlü uyumuna aykırıdır.
E) V. sözcükte orta hece düşmesini örnekleyen bir ünlü düşmesi görülür.

4) Sanat, başlı başına bir kurtarıcı değildir elbette. Fakat kendisi olarak kalmak isteyenlerin özgürleşmelerine, zenginleşmelerine, kişilik kazanmalarına katkıda bulunabilir. Yitiklerimizi bulmada bize eşlik edebilir.
*Parçadaki altı çizili sözle sanatın hangi özelliği vurgulanmak istenmektedir?
A) Unutturulan ya da üstü örtülen insani değerlerin aranıp kavranmasındaki rolü
B) İnsanların ekonomik yönden rahat ve huzura kavuşmasındaki katkısı
C) Yeryüzündeki koşuşturmanın boş ve anlamsız olduğunu göstermedeki işlevi
D) Geçmişin, geleneğin daha basit ve sade yaşayışına duyulan özlemi pekiştirmesi
E) Modern yaşam tarzının yol açtığı acıları ve yıkımları unutturmadaki etkisi

5) Aşağıdakilerden hangisinde yazım yanlışı vardır?
A)Arkadaşına bir süpriz yapmayı planlıyor.
B) Baş başa vermiş ne yapacağımızdan söz ediyorduk annemle.
C) Romandaki kişiler, toplum dışına itilmiş tiplerdi çoğunlukla.
D) Dost musun düşman mısın, anlaşılmıyor.
E) Her şey senin uğruna, katlanmak boyun borcu.

6) Bugüne kadar dolu dolu yaşadığını sanan Rıza Bey aslında pek boş yaşadığını, hayatı hiçbir amaç üzerine kurmadığını , mavi gökyüzünün altında tatlı esintilerin etkisiyle savrulduğunu acı acı hissetti.

*Bu cümleyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
A)”acı acı” ikilemesi durum zarfıdır.
B) “hiçbir” sözcüğü belgisiz zamirdir.
C) Birden çok sıfat – fiil kullanılmıştır.
D) “ile” sözcüğü edat olarak kullanılmıştır.
E) “tatlı” sözcüğü sıfattır.

7) “Sevineceğini zaten bildiğim bu haberi getirdiğimde çok mutlu oldu.” Cümlesi ögelerinin sıralanışın bakımından aşağıdakilerden hangisiyle özdeştir?

A)Hasta, umuduna ve bilincine tutunmuş, yaşamak için olanca gücüyle direniyordu.
B) İnsanoğlu, ölen sevdiklerinin acısıyla birlikte, kendi acısını da daha yoğun yaşar.
C) Dostlarımı, en sevdiklerimi, çarşı içlerinin kara çocuklarından seçtim.
D) Orta Çağda deney ve gözlem yasaklandığı zaman, en çok zarar gören, bilim olmuştur.
E) Melek gibi iyi bir insan olduğunu söylediğimde fazla sevinmemişti.

8) Emre ( ) ( ) Seni kaybettiğimde ( ) hani o karanlık günde( ) ne de çok ağlamıştım ( ) ( ) dedi.

*Bu cümlede parantez içlerine aşağıdaki noktalama işaretlerinden hangileri sırasıyla getirilmelidir?
A)(;) (“) (,) (,) (.) (“)
B) (,) (“)(;) (,)(.) (“)
C) (:) (“) (,) (,) (,) (“)
D) (:) (“) (,) (,) (!) (“)
E) (;) (“) (;) (,) (.) (“)

9) Arap harfleri varken Türkçe var mıydı? Bence
I
Atatürk devriminin en güzel yanı, harf devrimidir.
II
Dilimiz zenginliğini ve güzelliğini yeni Türk harfleriyle
III IV
ortaya koymuştur.
V
*Parçada numaralanmış olan sözcüklerden hangisi yalnızca çekim eki almıştır?

A)I. B) II C) III D) IV E) V

10) (I) Tekin Gönenç, Behçet Necatigil geleneğinden gelen bir sanatçıdır.(II) Yüksek sesle okunan, belleklere hemen yerleşen uzun soluklu şiirlere yer vermiyor. (III) Süslemelere, betimlemelere fazla itibar etmiyor. (IV) Yine, Necatigil’in şiirlerinde bulunan yalnızlık, yabancılaşma, evler, sokaklar yoğun bir şekilde onun şiirlerinde de var.(V) Ayrıca bireye çok önem vermesine karşın onu fiziksel özellikleriyle değil, ruhsal yönüyle ele alıyor.

*Yukarıdaki numaralı cümlelerden hangileri içerikten söz etmektedir?
A)I. ve II. B) II.ve IV. C) II.ve IV. D) IV. ve V. E)I. ve V.

11) “Kimi bilim adamları yaptıkları bilimsel çalışmalar ve makaleleriyle, bir kısmı ise yazdıkları diğer kitaplarla iz bırakırlar ve anılırlar.” cümlesiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

A)Sadece bilimsel çalışma yapanlar ardında iz bırakır.
B) İsimlerinin anılması için bilim adamlarının sadece bilimsel çalışmalar yapması yetmez.
C) Birinin bilim adamı olabilmesi için makale yazması şarttır.
D) Herhangi bir kitap yazarak da bilim adamı olunabilir
E) Bilim adamlarının bazıları bilimsel yapıtlarıyla, bazıları ise bilimsel olmayan eserlerle hatırlanırlar.
12) Aşağıdakilerin hangisinde dolaylı tümleç eksikliğinden kaynaklanan bir anlatım bozukluğu vardır?

A)Hiçbir zaman kendini düşünmedi, çocukları için çalıştı.
B) Sana güveniyor ve destekliyorum.
C) Evin tamiratı bitince eskisinden daha güzel olacak.
D) Onur’u çok severim ancak bazen de kızarım.
E) Size bugün de yarın da aynı şeyi söyleyeceğim.

13) Şiir, yaşayan her şey gibi yaşama sıkı sıkıya bağlıdır.
*Bu cümle aşağıdaki yargıların hangisiyle anlam bakımından çelişir?
A) Şiirin gizemli sesi, geçmişten geleceğe akan yaşamın sesidir aslında.
B) Şiir, gerçekçi olmak zorundadır; çünkü yaşam gerçektir.
C) Sözcüklere bürünerek karşımıza şiir diye çıkan, aslında yaşamdan başka bir şey değildir.
D) Şiiri yaşamdan kopuk kabul etmek, yaratıcısını hiç yaşamadı saymaktır.
E) Şiir, gerçeklikle bağını koparmadığı sürece sanatsal değer kazanamaz.

14) Tuluat kumpanyalarının hâkimiyeti 1808’e kadar
I II
sürmüş. Türk kadınının henüz sahneye çıkamadığı bu
III
Süre içinde çeviri ya da adapte eserler oynanmış,
IV
Türk seyircisi sahnede iyi konuşulan Türkçe’den yine
V
yoksun kalmıştır.
*Parçadaki altı çizili sözlerden hangisinin yazımı yanlıştır?

A)I. B) II. C) III. D) IV. E) V.

15) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde anlatım bozukluğu vardır?

A) Kar tatili nedeniyle okullar iki gün tatil edildi.
B) Görevli, burada beklemenin yasak olduğunu söylemişti.
C) Edebiyatı zenginleşmeyen bir toplum yükselemez.
D) Yurt dışında oynayan futbolcularımızı ülkemize getirmeliyiz.
E) Kırk yaşında olduğunuzu söylüyorlar fakat yaşınızı göstermiyorsunuz..

16) Yaş otuz beş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün
Delikanlı çağımızdaki cevher
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün
Gözünün yaşına bakmadan gider

*Bu dizlerin teması aşağıdakilerden hangisidir?
A) Ayrılık
B) Ölüm
C) Sevgiliye duyulan özlem
D) Yalnızlık
E) Gençliğe duyulan özlem

17) I. Onun için bu çınar Avrupa’da Godefroi de Bouillon çınarı diye anılır.
II. 40-50 sene önce kuruduğu söylenir.
III. Dünyanın en ünlü en yaşlı ağaçlarından biri de Büyükdere çınarıdır.
IV. Büyük Haçlı Sferi komutanı Godefroi Bouillon karargâhını bu çınarın altında kurmuş.
V. 4000 yıldan fazla yaşamış.
*Yukarıdaki cümlelerle bir paragraf oluşturabilmek için nasıl bir sıralama yapılmalıdır?
A) III – I – IV – V – II B) III – II – V – I – IV

C) IV – I – III – II – V D) IV – I – V – III – II
E) III – V – II – IV – I
18) Mağaza vitrinlerindeki mankenleri bilirsiniz: Hep- si güler yüzlüdür, içlerinde pek de güzelleri vardır. Ama dilleri olmadığı için soğukturlar. Onlar her ne kadar insan benzeriyseler de sahici insanları güzel yapan, sıcak yapan dildir. Ama her dil değil. Dilin de tatlısı olmalı.Allah bir adama her şeyin tatlısını, yalnız dilin acısını verdi mi ne yaparsa kâr etmez. Çünkü o dil, ağzın içinde her dönüşünde can yakar, kalp kırar, gönül devirir. ”Dil yarası yaraların en derinidir.” derler. Bu doğrudur.

*Parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A)Tanık gösterme B) Karşılaştırma
C) Sebep-sonuç ilişkisi C) Öznel yargılar
E) Olay içinde yaşatma

19) Bizde konusu memleketin taşı toprağı, otu ağacı, denizi, dağı, hepsi birden memleket tabiatına açık olan yazılar yazılmıyor.Ama buna çok ihtiyacımız var! Çünkü Türkiye, çok eski medeniyetlerin yatağı olmak- la beraber, tabiatça genç bir memlekettir. Daha aşın- malar, yıpranmalar, düzeltmeler sona ermemiş; memleketin yüzü son şeklini almamıştır. Ayrıca yeni kültür tesislerimizle de memleket tabiatı durmadan değişmiştir.

*Parçada hangisinden yakınılmaktadır?
A) Konusu memleket tabiatı olan yazıların yazılmamasından
B) Tabiattaki aşınmaların, yıpranmaların sona ermemesinden
C) Memleket tabiatının durmadan değişmesinden
D) Türkiye tabiatının genç olmasından
E) Yeni kültürel etkilerle tabiatın değişmesinden

20) (I)Shakespeare, “Huysuz Kız” adlı komedisinde, oyunun çatısında ve dilinde çeşitli teknikler deniyor ve yer yer çok başarılı bir anlatım sergiliyor.(II) İngilizlerin, tiyatroya pek sıcak bakmadıkları ve onu da yadırgadıkları bir gerçek. (III) Organik bütünlük açısından bakıldığında adı geçen bu oyunda görülen ki- mi kopukluk ve aksaklıklar, sahnede iyi bir yönetmen tarafından kolayca törpülenebiliyor. (IV) Kılık ve kimlik değiştirme, yanlış anlama, göz boyama, kelime oyunları gibi Shakespeare’in ustalıkla kullandığı motiflerle çok ilginç bir oyun olduğu görülüyor Huysuz Kız’ın.(V) Bu özelliklerine ek olarak dinamik yapısı, karşıtlıkları ve paralellikleri ile sanatçının en başarılı komedilerinden biri olarak öne çıkıyor. (VI) Yıllardır ilgiyle okunması ve izlenmesi de bunu gösteriyor.

*Numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
A)II. B) III. C) IV. D) V. E) VI.

21) Adalet, bir karakter bütünlüğü; belki bütün bir karakterdir. Kara çulun üstünde, kara karıncayı incit- meyen mizaçlarda öz söz bir olmalıdır. Boş meydan- larda ve tıklım tıklım bulvarlarda, ıssız dağ başlarında ve gürültülü metropollerde vakti erişmiş sırları devşi- ren derviş misali muhteşem. Ruhsuz moderniteye boyun eğmiş insan yüzlü teknolojiler çağında büyük bir pazara çevrilen dünyanın en küçük pazarı ve en büyük pazarlığı adalet.

*Parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi daha ağır basmaktadır?
A)Duyulara seslenme
B) Tanımlama
C) Tanık gösterme
D) Örnekleme
E) Alıntı yapma

22) Onun kaleme aldığı metinlerde insanı bazı zorluk- larla yüz yüze getiren bir taraf vardır. Bu metinler karşısında şahsen kendimi rahat hissedebildiğimi hatırlamıyorum. Mesela bir filmi seyrederken olay- ların akışına kendimizi bıraktığımız gibi, bu roman ve hikâyeler peşinden sürükleyip götürmüyor. Hatta bu rahatlığı az çok bir sohbet havasında kaleme aldığını sandığımız denemelerinde dahi duymuyoruz.Bir Tan- pınar’da veya Abdülhak Şinasi Hisar’da yazılı metin bize daha çabuk hâkim olur. Az çok bu üslupların şifrelerine hâkim olma imkânınız doğduysa kendinizi bırakabilirsiniz.
*Parçada sözü edilen yazarın eserlerinde görülen eksiklik aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yalınlık B) Özlülük C) Sürükleyicilik D) Duruluk E) Doğallık

23) Bir gazeteci gözleminden çok bir yazar gözlemi benimkisi. Ama yaptığım işin çok insan tanımaya, çok olaya tanıklık etmeye olanak vermesinden, bilgi kaynağına daha hızlı ulaşma becerisinden yararlanıyorum. Pek çok meslektaşım gazetecilik tekniklerinden yararlanarak yazıyor. Tarihe çıplak gözle tanıklık ediyor belki gazeteci yazarlar. Âmâ benim kalemim romana uygun çalışıyor.
*Bu parçadan, kendini böyle tanıtan yazarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
A) Çok insan tanıdığını, çok olaya tanık olunduğunu düşünmektedir.
B) Gazetecilerin yazdığı romanların tanıklıktan öteye gitmediğine inanmaktadır.
C) Kendi yazdıklarını romana daha yakın hissetmektedir.
D) Kalıcı romanlar yazdığını ileri sürmektedir.
E) Romanlarında gazetecilik deneyiminden yararlanmaktadır.

24) Kimi zaman çabuk karar vermek zorunda kalabiliriz. Düşünmeye, ölçüp biçmeye, tartıp hesaplamaya zaman kalmayabilir bazen. Bu durumda doğal olarak size en uygun görünen kararı verirsiniz. İyi bir karar vermişseniz memnun olacaksınız; hata etmişseniz sonuçlarına katlanacaksınız.

Parçadan aşağıdaki yargılardan hangisi çıkarılamaz ?
A)Hemen karar vermek zorunda olduğumuz durumların sonuçlarına katlanmalıyız.
B) Acele karalarda, o an bize doğru görünen şey, tek ölçüdür.
C) Çabuk verilen kararlarda hata yapma olasılığı, göz önünde bulundurulur.
D) Yapılan tüm yanlışlar acele verilen kararların sonucudur.
E) Karar aceleye getirildiyse sonuçları önceden hesaplanamaz.

25) Önce konuyu belirlerim. Konuyu belirleyince her şey çorap söküğü gibi gelir arkadan. Sonra da belirlediğim konuyu nasıl anlatırım, onu düşünürüm. Çünkü öyküyü çekici kılan salt konusu değildir. Nice öykü vardır ki, konusu ilginç olsa bile, söyleyiş güzelliği taşımadığından unutulup gitmiştir. Bu yüzden anlatıma, söyleyişe büyük özen gösteririm. Herkesin uykuya daldığı saatlerde, sessiz bir ortamda “merhaba” derim öyküme. Bazen o gecenin sabahında bazen de birkaç gece sonra boy gösterir öyküm.
*Paragraf aşağıdaki soruların hangisine karşılık söylenmiş olabilir?
A) Niçin öyküye daha fazla ilgi duyuyorsunuz?
B) Öykülerinizi nasıl yazarsınız?
C) Öykülerinizin bu kadar ilgi görmesinin sebebi nedir?
D) Öykü yazmanın zorlukları nelerdir?
E) Öykülerinizi gece yazmanızın bir nedeni var mı?

26) Mizah, çok basit ve sıradan bir olgu olarak görünmesine rağmen özünde son derece ciddiye alınması gereken bir eylem bütünüdür. Bu bağlamda mizahçı olmak da olaylar arasında doğru bir neden sonuç ilişkisi kurmayı ve toplumsal yapının sağlıklı analizini gerektirir. Mizahçı, günü doğru okumalı ve yaşanan hayatın gerisinde kalmama adına ciddi bir çaba içeri- sine girmelidir. Ayrıca mizahçı eyleminin ve söyleminin arkasında durabilen, eleştirdiği durumu kendi kişisel gerçekliğinde de test edebilen kişidir. Bunun yanı sıra mizah takımla oynanmaz, özünde bireysel bir oluş biçimidir. Mizah öylesine bireyseldir ki kurumsallaştığı anda kendini tüketir. Öyleyse gerçek mizahçı…….
A) her olaydan mizahî bir yön çıkarmalıdır.
B) kendisini bile eleştirmeyi bilen kişidir.
C) bireyselliği hiçbir zaman elden bırakmamalıdır.
D) kendisini bencillikten soyutlamalıdır.
E) kendi bildiğini yapmalıdır.

27) Çalışkan bir öğrenciydim. Çalışkan olmaya da mecburdum. Çünkü Türkçe öğretmenim babamdı. Babama bir gün sınav uygulasam diye düşünür dururdum. Çeşitli şairlerden dizeler alarak karışık bir şiir yazacaktım ve babama şiirimin nasıl olduğunu soracaktım. Babamın vereceği cevabı çok merak ediyordum. Sonunda yaptım dediğimi. Babam ne dedi bili- yor musunuz? “Onları aldığın yere koy!”

*Bu parçaya göre aşağıdakilerden hangisi sözü edilen “baba”nın niteliği değildir?
A) Bilgili
B) Dikkâtli
C) Konuşkan
D) Ciddi
E) Ölçülü

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir