11. Sınıf Türk Edebiyatı Lider Yayın Cevapları Sayfa 44

1. Ahmet Mithat, romanının olay örgüsünü, doğru Batılılaşma ile yanlış Batılılaşmayı belirtmek
üzere, iki kişinin benzer durumlar ve olaylar karşısındaki tipik davranışlarını anlatmak için kurgulamıştır.
Okuduğunuz diyaloğun olay örgüsünü belirleyiniz. Belirlediğiniz olayları bir şemada gösteriniz.

Felâtun Bey büyücek kalemlerin birisinde memurluk yaptığının anlatılması
Kitapçıların ilk çıkan kitapları hemen Felatun Bey’e getirmelerinin anlatılması
Rakım Efendi’nin Eğitimini nasıl tamamladığının anlatılması
Rakım Efendi’nin bir matbaacıdan 20 altına Fransızca bir kitap çevirisi teklifini alması ve kitabı çevirdiğinin anlatılması
Felatun Bey’in yas tutmaktan kurtulduğuna sevinmesi
Rakımın Efendi’nin Türklerde yas âdetinin Batı’daki gibi olmadığını söylemesi
Felatun Bey’in tatlı bir belaya çattığını söylemesi Rakımın şaşırması
Felatun Bey’in gönlünü bir aktriste kaptırdığını söylemesi
Rakımın Efendi’nin Batılı tarzda yas tutmasına o aktristin mi sebep olduğunu sorması
Felatun’un bunu onaylaması ve babasının ölümüne sevgilisinin daha çok üzüldüğünü söylemesi Rakım’ın şaşırması
Felatun’un sevgilisinin nasıl yas tuttuğunu anlatması Rakım’ın yine şaşırması
Felatun’un Rakım’a yabancı sevgilisini görmek isteyip istemediğini sorması Rakım’ın izni olursa görmek istediğini söylemesi ve ama onun bu kadar çok sevdiği kızı yabancılara nasıl göstermek istediğini merak etmesi
Felatun’un Rakımı kaba Türklükle suçlaması ve alafrangalıkta böyle bir şeyin olmadığını söylemesi Rakım’ın bir türlü alafrangalığa ısınamadığını belirtmesi

2. Felâtun Bey ile Râkım Efendi’nin benzer durumlar ve olaylar karşısında gösterdikleri tipik davranışları göz önünde bulundurarak romandaki temel çatışmayı belirleyiniz.
Batı kültürü ve Milli kültür / Doğu – Batı çatışması

3. Metindeki kahramanlar kimlerdir? Bu kahramanların belirgin özellikleri nelerdir?
a.Birinci Derecedeki Kişiler
Rakım Efendi: İki zıt tipin karşılaştırılması şeklinde oluşturulan bu romanda en çok konu edilen kişi Rakım Efendi ağırbaşlı, çalışkan, vaktini boşa harcamayan biridir. Onun ilişkileri karşılıklı çıkarlara dayanmamaktadır. Rakım Efendi, Fransızca, Arapça ve Farsça’yı anadili gibi bilmektedir. Bu özellikleriyle Rakım Efendi kültürlü, bilgili, çağdaş ve batılılaşmayı doğru anlayan bir tip olarak göze çarpmaktadır. Aynı zamanda o,ahlaklı ve iyi huy olarak gördüğümüz tüm davranışları üzerinde toplamıştır ki bu yönüyle tam bir Osmanlı beyefendisi özelliği göstermektedir.
Rakım Efendi saydığımız özellikleriyle adeta okuyucunun zihninde bir melek olduğu düşüncesini uyandırmıştır. Ancak yazar bu durumda romana müdahale ederek Rakım Efendi’nin sonuçta bir insan olduğu gerçeğini okuyucuya göstermektedir. Bunu da roman içerisinde gerek Josefino ile girdiği gizli, ancak pek de fena sayılmayacak ilişkiden gerek ev içinde Canan ile girdiği ilişkiden gerekse de çok nadir de olsa Felatun Bey hakkında zihninden geçirdiği haklı ve olumsuz düşüncelerden yararlanarak okuyucuya göstermektedir.

Felatun Bey: Romandaki zıt kişiliklerden olumsuz tarafı temsil eden Felatun Bey isminden dolayı kendini çok bilgili, kültürlü biri olarak görür çevresine de böyle görünmeye çalışır. Kendileri her geçen gün değer yargılarına biraz daha yabancılaşarak güzel Fransız kadınlarıyla çıkarlara dayanan kısa ömürlü aşklar yaşarken, kötü sonunu hazırlamakta olduğunun farkında değildir.

Josefino: Bu kişi roman içerisinde büyük bir etkiye sahip olması sebebiyle önemli bir yere sahiptir. Bir arkadaş toplantısında Rakım’la tanışan Josefino Rakım’la daha yakın bir ilişki kurmak için özel bir çaba harcamış, Canan’a ders vermeyi sadece Rakım’ın dostluğu karşısında kabul etmiş, kısa süre sonra Beyoğlu’ndaki kendi evinde Rakım’la bir muhabbet içerisine isteyerek girmiştir ve böylece kendi egosunu tatmin etmiştir. Belki bu tatminlikten dolayıdır ki yaşça küçük olmasına rağmen çok beğendiği Rakım’ı en az Rakım kadar sevdiği Canan’a daha layık gördüğünü söylemiştir.Bu yolla Canan’la Rakım’ın mutluluğuna büyük katkıda bulunmuştur.
Dadı Kalfa(Fedayi):Yönlendirici özelliği Canan üzerinde ağır basan Fedayi eve ilk geldiği sıralarda toy ve eğitimsiz olan Canan’ın yetişip serpilmesinde büyük etki yapmış, Rakım’ın gözü önünde Canan’ın yeniden doğmasını sağlamıştır. Bunu yaparken de bu iki çocuğu birbirine çok yakıştırdığı için kızın içine Rakım’a karşı aşk tohumunu kendisi serpmiştir. Bu kişinin evde yapılması gereken bazı işlerin ve halledilmesi gereken eksiklerin tamamlanması için Rakım’ı uyarması bakımından da bir yönlendirici tarafı bulunmaktadır.
Doktor Z: Doktor İngiliz kızın Rakım’a karşı duyduğu derin aşk sebebiyle ince hastalığa düştüğü sırada romana girmiştir. Yaptığı ilginç muayene sonunda teşhisi koymuş ve kızın dermanının da Rakım Efendi’de bulunduğunu belirtmiştir. Burada Mister Ziklas’ı kızla Rakım’ın evlenmesi gerektiğine inandırması bakımından yönlendirici bir kimliğe sahiptir.

Can: Bu romanda alıcı kişi olarak en başta Can’ı sayabiliriz. Rakım bu İngiliz kızlara ders vermeye başladıktan ilk zamanlardan beri her ikisini de büyük ölçüde etkilemiştir, ancak bunun farkında değildir. Gerek düzgün bir fizik ve yüz yapısına gerek iyi huy ve ahlaka sahip olması bakımından kızlara kendisini sevdirmiştir.Öyle ki, Can aradan geçen yaklaşık bir sene sonra devasız bir derde tutulmuş,günden güne erimeye başlamıştır.Tabii ki Rakım’ın bu durumdan haberi ancak bu anda oluyor.Ancak anlaşılmaz bir şekilde Can yakalandığı bu amansız hastalıktan kurtuluyor ve tekrar hayata dönüyor.Bu olayda Can’ın rolüne bakacak olursak Can kendi kendini böyle bir derde düşürüyor ve sonunda da akıl almaz zararlar görüyor.

Margrit: İngiliz kızlardan Margrit kardeşi Can kadar etkilenmese de roman içinde Rakım’dan o da etkilenmiş ve hayatından eskisi kadar zevk almamaya başlamıştır. Zira Margrit de babası tarafından bu olaylarda daha fazla zarar görmemesi için İstanbul’dan başka bir yere gönderilmiştir. Kısaca Margrit için de Rakım’la yakınlaşması sonucu onun da olumsuz yönde etkilenen kişilerden olduğunu söyleyebiliriz.

Polini: Bu kişilik romanda para ve zevk düşkünü olan ve varlıklı erkekleri sömüren bir özellikte verilmiştir. Bu kadın alafranga kültürünün tipik bir örneği olarak görünmekle beraber hafiften de meşrep biridir. Roman içerisinde Felatun’a kumar gibi kötü bir alışkanlık karşısında destek olmakta onu teşvik etmektedir.Gece alemlerinde,kumar masalarında Felatun’un serveti tükenince Polini Felatun’u terk etmiş,ancak Rakım’ın tüm uyarılarına rağmen Felatun bu olaydan sonra durumu anlayabilmiştir.Bu özellikleriyle Polini çıkarcı ve şeytan kadın olarak karşımıza çıkmaktadır.

4. Olay örgüsünü oluşturan olaylar nerede ve hangi dönemde geçmektedir?
Olaylar İstanbul’da bir konak ve Rakım Efendi’nin oturduğu kenar bir mahallede Tanzimat döneminde geçmektedir.

5. Romanda kişi ve mekân tasviri yapılan bölümleri belirleyiniz.
Felâtun Bey’in yayınlara merakı çok fazladır. “Canım, şöyle bir hikâye basılmış.” dediler mi Felâtun Bey için “Onu görmedim.” demek, imkânsızdı. Hangi kitap çıkarsa çıksın, satıcılardan kendisine daima kitap getirmeye alışmış olan, ilk önce Felâtun Bey’in kitabını götürüp Beyoğlu’nda mücellit H.’ye teslim eder ve o da alafranga olarak ciltleyip arkasına altın yaldız ile A ve P harflerini de bastıktan sonra getirip Felâtun Bey’in uşağına verir ve akşam, Bey geldikten hemen sonra kitabı görüp gayet düzenli kütüphanesine koyardı.
Şimdi bu serveti, bu hazineyi avucunun içinde görünce hâlâ kendisinin olduğuna inanamayıp bir hayli düşündükten sonra bu hazineye sahip olduğuna inandığı zaman gözlerinden dolu taneleri gibi sevinç gözyaşları akmasına engel olamadı.

6. Felâtun Bey ile Râkım Efendi’nin kişilikleri ile bulundukları mekânlar arasında nasıl bir ilişki söz
konusudur? Mekân-gerçeklik ilişkisini belirleyiniz.

Her ikisinin de kişilik özelliklerine göre seçilmiştir. Felatun’un o dönemin Batılı hayat tarzının benimsendiği Beyoğlu’nda oturması , eğlenmesi ; Rakım Efendi’nin ise kenar bir mahallede mütevazi bir evde oturması

7. Romanın temasını söyleyiniz.
Romanın teması Yanlış Batılılaşma”dır.

8. Tanzimat Döneminde, metinde sözü edilen kişilerle karşılaşmak mümkün müdür? Niçin?
Evet, mümkündür. Roman gerçek hayattan kurgulanarak alınmıştır. O dönemde batıyı örnek alan birçok aydın vardır.
9. Romandaki anlatıcının bakış açısını belirleyiniz. Romanda anlatıcının taraflı davrandığı, okuyucuya
bizzat seslendiği bölümlerin olması romanın sanatsal niteliğini nasıl etkilemiştir?

İlahi bakış açısı anlatıcı…
Anlatıcının taraflı davranması ve okuyucuya bizzat seslenmesi roman tekniği açısından bir kusurdur . romanın akıcılığını olumsuz etkilemiştir. Sanat yönünden zayıf bir roman haline getirmiştir.

10. Metnin olay örgüsü ile Tanzimat Döneminin yaşama biçimi arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
Tanzimat döneminde kendi milli kültürünü bir yana bırakıp Batılı kültüre körü körüne bağlanan tipler ile kendi değerlerine bağlı, çalışkan ve azimli insan tipinin bir arada bulunması metindeki olay örgüsünün Tanzimat döneminin yaşama biçimiyle aynı doğrultuda olduğunu gösterir.

11. Metindeki zaman ile metnin yazılış amacı arasında nasıl bir ilişki vardır? Açıklayınız.
Metinde yanlış Batılılaşma anlatılıyor. Bununla halk eğitilmeye çalışılıyor. Metinde geçen zamanla yazılış amacı arasında bir uygunluk vardır. Metin yazıldığın dönemi yansıtıyor.

12. Metnin yazıldığı dönemin hangi sosyal problemleri metnin temasına kaynaklık etmektedir?
Romandaki en önemli sosyal problem yanlış Batılılaşmadır. Bu da metnin temasına kaynaklık etmektedir

13. Metnin temasından yola çıkarak böyle bir metnin yazılış amacının ne olabileceğini tartışarak belirleyiniz.
Metnin yazılış amacı sanat yapmaktır. Fakat Tanzimat romanları eğitmek amacı da güder.

8. Etkinlik: “Felâtun Bey ile Râkım Efendi” romanı hakkındaki düşüncelerinizi yazınız.
Yazılarınızdan birkaçını okuyunuz.
…………………………..
9. Etkinlik: Romandaki temel çatışmayı dikkate aldığınızda roman kahramanlarından hangilerinin
düşüncelerine katılıyorsunuz? Niçin?
Rakım Efendi’nin düşüncelerine katılıyorum. Çünkü her toplum kendi kültürüne sahip çıkmalı ve yaşamalı, başka toplumlara özenmemelidir.

10. Etkinlik: İki gruba ayrılınız. Grup sözcülerinizi seçiniz. Grup sözcülerinden aşağıdaki tabloyu
tahtaya çizmelerini isteyiniz. Yazarın fikrî ve edebî yönü (birinci grup) ile yazar-eser ilişkisini (ikinci grup) inceleyerek çıkarımlarda bulununuz. Grup sözcülerinden ulaştığınız sonuçları tabloya maddeler hâlinde yazmalarını isteyiniz.

AHMET MİTHAT EFENDİ (1844 – 1912)
 Eserlerini “halk için roman anlayışıyla” yazmıştır.
 Döneminin en çok eser veren yazarıdır.
 “Yazı makinesi” olarak nitelenen yazar, roman, hikâye ve tiyatro gibi birçok türde eser vermiştir.
 Romanlarında halkı bilgilendirmek için akışı keserek ansiklopedik bilgiler vermiştir.
 Tercüman-ı Hakikat gazetesini çıkarmıştır.
 Teknik ve üslup bakımından zayıf eserler vermiştir.
 Dili sade ve anlaşılırdır.
 Hayatını kalemiyle kazanan ilk yazarımızdır.
 Servet-i Fünun aleyhine “Dekadanlar” adlı bir yazı yazmıştır. Bu yazıyla Servet-i Fünuncu gençleri anlaşılmaz şiirler yazmakla eleştirmiştir.
 Felatun Beyle Rakım Efendi romanında yanlış batılılaşmayı eleştirmiştir. Bu romandaki Felatun Bey
“Doğu”yu, Rakım Efendi “Batı”yı temsil eder.
 Romantizmden etkilenmiştir.
Eserleri:
Hikâye: Kıssadan Hisse, Letaif-i Rivayat (25 cilt)
Romanları: Yeniçeriler, Hasan Mellah, Hüseyin Fellah, Felatun Beyle Rakım Efendi, Süleyman Musli, Henüz On Yedi Yaşında, Esrar-ı Cinayat, Durdane Hanım, Dünyaya İkinci Geliş, Jön Türk, Paris’te Bir Türk…
Tiyatro: Eyvah, Çerkez Özdenler, Çengi
Gezi: Avrupa’da Bir Cevelan
Biyografi: Beşir Fuat

Bir yorum ekleyin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir